Baslama : Pazartesi Dec. 10,1990 Yer : Richardson,Tx Bitti ( Ilk musvedde ) : Aralik 16,1990 Bitti ( Nihai Musvedde ): Sali, Subat 12,1991 Amerika'da Bir Turk Alimi G O R D U G U M A M E R I K A V E D U Y G U L A R I M Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakci Anneme, Babama, Firdevs Ablama, Mustafa Dedeme, Tahir Dedeme, I.Ethem Kayinpederime, Elif Nineme. Hocalarim Terzi Ahmed Topaloglu'na, Cevdet Simsek'e, Saban Basak 'a, Bekir Haki'ye, Hazmi Tura'ya, Mahir Iz'e, Uskudari Ali Efendiye. Serikim Mehmet Topaloglu'na. Hayran olduklarimdan Hadimli Musa Kazim Efendi'ye, Hasib Efendiye, Aziz Efendiye, Haci Veyis-zade'ye. Hakikat Asiklarina, Hak Mudafilerine, Gozu-gonlu acik genclige. " Davaya sadik kaldim. Ruhunuz sad olsun. " Haberlesme Adresi: P. K. 692 Kizilay P.T.T.'si Kizilay / ANKARA SUNUS Aziz Okuyucu, Asagidakisahifelerde Sakarya/ Hendek Karacokek koyunde basliyan bir hayatin Adapazari, Istanbul, Erzurum, Ankara, Londra, Cambridge, Amerika Philadelphia, Libya ve Irak da devam eden hayat tecrubelerininsonhalkalariningectigiAmerikaserenjamini goreceksisniz. Universite muhitlerinde gecen bir yasam goruntulerinin akislerini izliyeceksiniz.Bir gillu gissiz Amerika bakisini dinliyeceksiniz.Bir insanin Amerika icinden disariya vatana seslenisini duyacaksiniz. Tabii bunlar bazim penceremizden gorulenlerdir veya bize gozukenlerdir. Baska pencereler de vardir. Birilerinin " ve fihi nazar " demesini anlayisla karsilariz. Malumdur ki bu bir sistematik sunus da degildir. Sadece duygularin ve gozukenlerin naciz bir ifade ile arzidir. Subat 1991 Dallas/ Texas Y. Z. K. Amerika Nicin Amerika? Amerika Birlesik Devletleri demek istiyorum. Nicin Amerika mi?Superdevlet oldugu icin. Kararlariyla ve hareketleriyle butun duyaya tesir ettigi icin. Tarihin akisina tesir edebildigi icin. Damgasini her yere vurabildigi icin. Amerika demek saheser yollar demek. Muazzam arastirma demek, teknik demek, haberlesme demek, feza arastirmalari ve ustunlugu demek, silah , ucak demek. Rakamlarla Amerika : Amerika Birlesik Devletleri 250 milyon insan, 9 milyon kilo metre karenin uzerinde bir saha. Uc farkli saat dilimi kullanliyor. Turkiye ile Arap Yarim Adasi Turkiye ile Ingiltere arasi mesafe gibi uzakligi olan yerleri var. Amerika Tarihi: Amerika tabi'i eski. Fakat bugunku Amerika Birlesik Devletleri tarihi uc dort asirlik bir sey. Uc-dort asir evvel Avrupa'dan hemen hemen butun milletlerden insanlar buraya akin ediyor, yerlesiyor ve bugunku Amerika'yi olusturuyor. Ingilizi, Almani, Ispanyolu, Fransizi, Italyani, daha sonralari ayni akim devam edip Orta Dogululari, Araplari, Iranlilari, Afganlari ve tabi'i az da olsa turkleri ve daha coguyla Osmanli vatantadaslarini da kapsiyor. Polonyalisi, ukranyalisi, yogoslavi, macari, rumeni, bulgari ve daha daha kimleri cezbediyor. Butun bu insanlar Amerikada Hurriyeti bulmuslar, din ve diyanetlerini korumuslar, kurmuslar ve gelistirmisler, uremisler ve yayilmislar. Gercekten buyuk goc olmus, uzak mesafe gocu olmus, Okyanus asiri bir gidis olmus. Bu goc isi sadece Amerika Birlesik Devletleri isi degil, Kanada, Guney Anerika kitasi devletleri icin de asagi yukari ayni olmus. Oralara da bugunku sakinleri Avrupa'dan gelmisdler, bir yerden kacip buralarda yerlesmisler. Bu goc isi insanlik icin hep boyle buyuk olmus. Tarihte Turklerin gocleri sonradan Timur, Hulagu, Selcuklular, ve Osmanlilar devrinde askeri harekat olarak devam etmis. Islamiyet Hint Yarimdasina goclerle gitmis, GuneyDogu Asya'ya uzanmis. Hint Yarimadasindan insanlar Afrika kitasina gecmisler, oralara dillerini ve bu arada Islamiyeti goturmusler. Gelelim Amerika'nin ne olduguna. Amerika Kongresi : Iki meclisi var. Senato ki hemen her sey orada gecioyor. ve Temsilciler meclisi ki ikinci derecede faal. Devlet baskani halk tarafindan dogrudanseciliyor ve idarenin baskanligini yapiyor. Dini bakimdan mevcut Kongre doneminde toplam 142 katolik, 75 Methodist, 59 Episcopalian, 59 Baptist, 51 Presbiterian ve 41 Yahudi var. Baska dinlerden ve mezhepleriden olanlar da var. Hic Musluman yok. Idarede gorevli musluman oldugu bilinen kimse de henuz gozukmuyor. Hiristiyan arap var Saray'da ( John Sununu ). Idarede check and balance ( karsilikli kontrol ve dendge )esasi hakimdir. Kapitalist Toplum : Amerika demek her sey paraya gore demek, her sey ona gore ayarli demek. Insanlar para gozlugu ile bakar, para ile degerlendirir ve para icin gider, para icin yurur, para icin durur. Para para para. Bir iki istisnasina rastlarsiniz. Kilise teskilati olabilir, bir cokiyi hiristiyanarastlanabilir.Fakatistisnalar kaideyi bozmaz ve bu tip seyler devede kulak mesabesindedir. Her sey bill'erin zamaninda odenmesine dayali. Elektirk, su, gas parasini zamaninda odemek icin, evin yerin taksitlerin, arabanin aylik taksitlerini aksatmamak icin her kes kiyasiyakosusturur burada. Tuketim cemiyeti burasi. Buz dolabinda biraz aksaklik var, at onu, tamire adam cagirma,aksi halde, tamiri isi yarim yamalak olur ve belki de yeni dolap masrafina mal olur size. TV de oyle, camasir makinasi de oyle. Iscilik cok pahali. Bir musluk tamircisi sadece saatina 45 dolara gelir, bir defa gelisi o demektir,parcasi ve extra calismasi caba olacak degilya, siz odeyeceksiniz, bir cagirma isi size en azindan 100-150 dolara mal olabilr. Unutmiyalaim bir restoranda bir firin basinda kalifiye olmiyan bir iscinin kan ter icindeki bir saatlik emegi 4 veya 5 dolardir burada. Bir ogretmenin ek ders ucreti saati 6-7 dolar olan bir sistemden bahsediyoruz. Amerika'da bir araba saticisina 5 kurussuz girin,bir kac dakika sonra en luks arabayi alip cikabilirsiniz.Almak cok kolay,hemen verirler, ve fakat kiskacin icine bir girdin mi evraki birimza ettin mi artik sana onlara para yetistirmek icin gece gunduz kosmak duser, hep baskasina calisirsiniz. Masalarin arkasinda ve burolarin incide oturan adamlar var, onlarin isi senden parayi cekip almak, ve onu cok iyi yaparlar. Kolaycabirevalim isine girebilirsiniz,40-50 sene odeme planlarina dalabilirsiniz. Faizle, ilave masraflarla gece gunduz calisip serefini kurtarmak artik senin isin ve belki de kaderin olur. Odemedin mi? kolay. Butun odediklerin yanar, ev elden gider, araba elinizden cikar, ve siz credisi bozuk insan olursunuz. Ev kiralayamazsisniz. Cunkuborcunuz, 50 dolar olsun, bir yere bildirilir, her kes oraya sorar, onlar dacomputere basarlar, ismini saniyesinde bulurlar, landlord size evi vermez. Otelde kalamazsiniz, once parayi isterler, doktora gidemezsiniz, doktor ofisine gidince ilk karsilasacaginiz cumle "lutfen nasil odeme yapacaginizi once tanzim edin" dir. Her kes bu kadar calisir, gene de fakirlik ve ihtiyactan kurtulamaz. Evet kisi basina dusen milli gelir nisbeti yuksek,ama gelir dagilimi tam adil degil. Gelir dagilimi meslek gruplarina gore cok degisiyor. Kredi Isi: Amerika kredi usutunde dolasir. Herkesin cebinde bir cok kredi karti var. Bunun icin muesseseler var. Visa, Master, Discover dunyaca unlu kartlar. Ne demek bu? Her kes kredi ile calisir. Yani ilerdeki gelirini simdi sarfeder. Pesin alacak parasi yok, ne yapsin, bir ay, iki ay ve hatta bir kac ay sonrasi gelirini karsilik gostererek ve vadederek simdi bugunden alir ne istiyorsa. Ne oluyor, her kes kamcilanan hirsina zebun olarak ve gosterilen kolaylik cazibesine katilarak aliyor ne isterse, sonra da aman onlari zamaninda odeyeyim diye fire-up gece gunduz demeden durmadan calisma derdine dusuyor. Ne rahat , ne huzur. Peki Calisma Sartlari Nasil: Tek kelime ile Felaket. Bir kere burada isci sendikasi, iscilerin birligi diye guclu bir sey yok. Her seye patron karar verir. Is ve istihsal tayin eder her seyi. Isci hemen hemen hic bir ciddi garantiye sahip degildir. Yillarca calisir, mukavele yok. Her hangi bir gun "cok tesekkur ederiz,artik size ihtiyacimiz yok" denebilir ona. Issizlik kasip kavurur hertarafi. Gordugun insanlar bir iki yil icinde yari yariya kaybolur, cunku yeni bir is icin baska yerlere gitmislerdir. Bu cemiyet hareket halinde bir cemiyet. Mobile bir toplum, hareketi de is kaybetme ve is bulma yonlendiriyor. Amerikali'nin Bir Gunlugu: Normal bir Amerikali Pazartesi sabah 6.00 civarinda kalkar, biraz kahve cay bir sey yudumlar, hazirlanir, yola cikar, bazan isine varmasi bir bucuk - iki saat yol alir. Arabsini buyuk apartman tipi garajlardan birine koyar. Eger gec kaldiysa kahvesini yolda arabadaicer,arabasinda kahve kabini koyacak yeri vardir, cay bardagini asacak askaci bulunur. Kadinlar makyajlarini arabalar trafik sikisikligi veya trafik isigi sebebiyle durunca tamamlarlar, arabalarinda oturduklari yerlerde ayna var, rahat ve iyi. Isine vardi. Biraz daha bekler, saat geldi mi, baslar calismaya aksam gec vakta kadar, deliler gibi calisir.Onun bir dini ve tabir caizse tanrisi vardir, o da isidir. Bossunu memnun etmek, isinde tutunmak. Tam bir rekabet ile, kiran kirana, hic bir seyi eksik etmiyerek, ne pahasina olursa olsun calisir.Yukselmek onun ana gayesidir, fazla kazanmak esas maksadidir. Is Ahlaki: Dini calsismakdir dedik. O kadar. Aksam olunca hemen cikmak yok. herkes 6 lara, 7'lare kadar deliler gibi calisir. Extra para ve uctret diye bir sey fiilen yok. Olsa bile patronun lutfuna bagli. Yola revan olmak, eve donus, bir saat surebilr. Yolda yapilacak sey, fast food ve drive-in isareti olan yerlere dalamak ve bir paket plastik tabak icinde veya browwn beg icinde bir sey bir cikin bir sandevicve bir sicakkahveveyakoka kola almak ve eve gelince el yuz yikandiktan sonra masa basina ve TV karsisina gecmek ve yemegini yemek. Bir iki saat sonra uyumak ve sabah erken anyni terane. Haftanin bes gunu hafta sonu iki gun cini calismak. Cuma aksami eglence, fuhus ve bulusma ve cikma gunu. Cumartesi ayni mel'anata devamve shopping (alisveris).Pazar evde uyuma ve istirahat, bahce ve araba bakimi, kendine biraz vakit. Pazartesi ayni cendere. Eski tas eski hamam.Ha unuttum. Pazar kiliseye gitme de var. Giyinip ve suslenip kiliseye gidilir. Papaz dinlenir, kahkahalar atilir, neseler kazanilir. Yenir icilir, dostlarla katsilasilir. Unutrmiyalim herkes kiliseye gelirinin % 15-20'sini azalikaidati olarak verir. Kiliseler para dograr. Binabina, arabalar, salonlar, 25 bin kayitli ve resmi azasi 50 bin kisilik azalari olan kiliseler. sSkir sakir calisir. Papazlar, Ph.D.lerle reveranslariyla ihtisam dagitirlar. Kiliselerin butun gelirleri vergiden muaftir. Burasi yetmemis gibi, ta dis ulkelere ve misyonerlik teskilatlarina yardim ederler, oralara para sarfederler. CBN adiyla bir TVistasyonu varki hiristiyanlik programlari yapiyor, Kulup 700 diye bir hiristiyanlik programlari var. Orada dunya olaylarini hiristiyanlik acisindan yorumlarlayarak verirler. Ayrica Yarinki Dunya adiyla bir baska program da benzeri yayinlar yapiyor.Benzeri bir yayinda "haberlerin ardinda ilahi haberler" programidir. Bunlarin da yayinlari ve dergileri var. Bu tip bir yayinin benzerini bizde ve diger islam dunyasinda duymadik ve gormedik. Ne Cepte ve ne de Hesapta Para Var : Her kes bu kadar calisir ve didinir, gene orta biramerikalinin cebinde bes kurusu olmaz. Kredisi vardir, onu kullanir, ne hesabinda ve nede cebindehazir parasivardir.Piyasadaki para hacminin cok ustunde alim gucu tedavul eder, drurur. Kimler var: Once de temas edildigi gibi Amerika'yi uc-dort asir evvel esas itibariyla Avrupa'dan goc edenler kurmuslar. Ingilizler, Holandalilar, Fransizlar, Ispanyollar, Italyanlar, daha sonra gelen yahudiler, mexicalilar ki esas itibaruylaIspanya'dan gelmislerdir,Cekler, slavlar, polonyyalilar ve Orta Dogu'dan gelen Araplar, Iranlilar, Afganlar, Afrika'dan gelenler, Cinliler, Japonlar, Koreliler ve daha kimler ve kimler. ve tabi'i Afrika'dan getirilen siyahlar. Yerli indianlari unutmiyalim. Hala topraklari icin mucadele ederler. Hak iddia ediyorlar ve davalar aciyorlar. Kimler Hakim: Wasp denen beyaz Anglo-saxonlar, Protestanliga baglilar, kilise ve din hurriyeti icin gelmisler. Arar misin burada. Amisler denen ve minonite denen gruplar var. Onlar eski bir almanca konusurlar. Devletin kendilerine karismasini istemezler. Kendi dilleri ve zirai hayatlari vardir. Mormonlar var. Christian Scitntistler doktora gitmezler. Bazilari kan aldirmazlar. Domuz eti yemeiyenleri vardir. YMCA denen genc hiristiyanlar tekilati ve Young Chrstian adli teskilat faal teskilatlardandir. Ozel okullarda tamamen serbesttirler. Sadece devlet yardimi goren okullarda faaliyetleri mahduttur ve oralarda pur dini maksatli faaliyet yapamazlar. Fundamentalist demek Eski Ahd ( Bible ) Tanri kelami oldungunu kabul eden ve icinde hatanin varligini kabul etmiyen kimse demektir. Fundamentalist olmiyanlar Bible insan sozu ve mahsulu diyorlar veya icinde hata var diyorlar. Burada bu kelimenin siyasi grup icin kullanildigina rastlanmamistir. Kelime muslumanlar icin kullanilinca Amerika ve bati aleyhtari manasinda ve tamamen dis isleri icin secilip kotarilmis bir ifade olarak istimal ediliyor. New Age taraftarlari da pek faaller. Her tarafa nufuz etmekle mesguller. Diger dini gorus taraftarlari bundan rahatsiz oluyorlar. Ayraca pek cok hurafa ve mistik turu seylere inananlar ve tapanlar var. Bolca Seytan tapicilari var. Yahudiler: Yahudilerin federasyonlari ve congressleri var. Ticarete ve basina nufuzlari var. Paralari var. Her turlu kitle propaganda kuruluslari var. Bayramlarina ve an'anelerine baglilar.Fakat onlar da bir kac grup. Ortodoxlar cok siki bir sekilde dinlerine ve Tevrat'a baglilar. Fundamentalistler de oyle. Non-fundamentalist ve liberal gruplar ise dinlerine daha az baglilar ve kendileri biraz daha dini islerden uzak kimseleredir. Universiteler, TV programlari ve gazeteler hep Yahudileri memnun etmeye ve onlara hitabetmeye calisir,tam tesiri altinda oldulari haller de yok degil tabii. Guclu teskilatlari ve zebil paralari vardir. Ayni sehirde ayri ayri sinagoglari ve ayri ayri hahamlari mevcuttur. Irak ve Amerika ve diger devletler arasinda Kuveyt isgali dolayisiyla yapilan savasta Amerikan yahudileri cok buyuk faaliyet icra ettiler, iyice Israilin menfaatlarini korudular. Gazetelerde buyuk bir tesir icra ettiler. Kendilerinin yaslilari koruyan ve onlari iskan ve ibate eden cok iyi yurtlari var. Kilise: Amerika'da kiliseler cok cesitli. Yapilari cok degisik ve birbirinden farkli. Mezhepleri ve tatbikatlari da oyle. yalniz oyle kiliseler var ki sanki bir garnizon, sanki bir universite. Ankaradaki Orta Dogu Teknik Universitesinin bir kisim binalari gibi veya Istanbul Universitesinin merkez kurulusu ve yapilari gibi.Muazzamkurluslar ve teskilatlar. Yahudi havralari da bunlardan geri kalmaz. Insan oralari gorunce islam merkezlerindeki zayfiyete uzuluyor ve bagruna tas basiyor. Salahiyetsahalari haritalari ve butun azalarinin adresleri ve telefonlarini havi rehberleri, gazeteleri ve dergileri. Allah askina hic siz Turkiye'de bir caminin cemaat liostesini, dergisin veya gazetesini bir seyini gordunuz mu? Soyleyin bana, yoksa ben mi yaniliyorum! Katolikler var. Bishioplari var ve archbishoplari var. Cok kuvvetli ve yaygin ozel okullari var. Yuz binlerce cocuklar oralarda okur. Teskilatlari cok zengin ve kuvvetli. Okul egitimlerine ve idarelerine kimse karismaz. Genel bazi kaideler ve kanunlar var,sadece onlara riayetleri istenir. Guclu vakiflari onlari destekler. Methodistler var. Baptistler var. Cok kuvvetli ve yaygin kilise teskilati ve okullari var. Lutheranlar var. Ingiliz kilisesine bagli episkopal kiliseler var. Ermeniler, Grek Ortodoks kilisesi ve daha nice hiristiyan mezhepleri var ki her birinin kilisesi ve temsilcisi faaliyet icra ediyor. Bahailer de burada faaliyet gosteren bir din. Bu kiliselerin hemen hepsinde kadinlar papaz olabilirir mi problemi var. fakat bazilari bunu cozmusler. United Methodistler in kadin papaz sayisi 3.000 adedini bile gecmis. Bu kiliselerin ozel universiteleri var. Tamamen mustakil ve kendileri idare ederler, devlet asla ne programina ve desrlerine ve nede idaresine karismaz. Bu universiteler asirlik vakiflara dayali ve mazileri eski kuruluslardir. Vakiflar bir cok islam ulkelerinde oldugu gibi mudahele gormemistir. Alt ust edilmemistir. Sistem tamamen degistrilip yeni bir duzen kabul edilmemistir. Bu universitelerde her turlu egitim verilir. Icinde kilise vardir. Dini faaliyetler vardir ve olanca gucuyle ve degisik kombinezonlar altinda yurutulur. Doktoralari papazlari vardir. Onlar kendi ihtisas alanlarinda sakir sakir ders verirler ve idari gorevler yaparlar. Gunun 24 saati satelaytlarla yayin yapan hiristiyanlik teskilati vardir. Yakinda Rusya'da da bir ofis kurdular. Diger guclu kiliseler ozellikle pazar ve cumartesi gunleri TV'de yayin yaparlar. Cok unlu evangelik papazlari ve hiristiyanlik teskilatlari vardir. Bazen bir kilise ayininda 40-50 bin insan istirak eder. Jimmy Swaggart bunlardan biridir. Dr. Schambach, Merwyin ve daha baska kadin papazlar da TV'de programlari olan kimselerdir. The Christian Broadcasting Network Rusyada program yapiyor. Baskani Pat Robertson, ki bir ara cumhurbaskanligina adayligini koymustu, Rusya programlarinin yurutulmesi heyecanlarini hep tasir ve duygularini seyircilerle paylasir. Pat ruyalarindabilegormedikleri birhizmet mazahariyeti diye seviniyor. Musalumanlar demirperde muslumanlari icin ne yapiyor? ve ey turk ulemasi ve bendegan, vuzera u vukela u ukala, ve turkperver u kavmiyet-server allameler! Rusya musluman turkleri icin ne yaptiniz ve laf u guzaftan ve hissiyat ticaretinden gayri ne yapiyorsunuz! Amerikanin en populer TV papapazlarindan biri Robert Shuller de Rusya'da yayin icin butun hazirliklarini tamamlamis. Buralarda kiliseler ve papazlar universiteler kurmuslar, okullar acmiclar ve hastahanelere isimlerini caktirmislar. YTurtlar ve yetimhaneler isletmisler. Bunlarin hepsini hala devam ettiriyorlar. Bir noel ( Kristmes ) gununde gazetelerde Hz. Isa ile alakali sayfalar dolusu reklam-vari ilanlar basarlar. Buna bazi bazi kuruluslar ve hatta sirketler de karisir ve katkida bulunurlar. Tam hurriyet var.Mubassirlar karismiyor mu nedir? Anlamak guc. Bu hiristiyanlarin gayretleri hayret engiz. Teskilatlarinin ucu nihayeti gelmiyor: Kiliseler Milli Teskilati, Safkat Hemsireleri Konsili, Dinler arasi milli Cable TV Programlari Koalisyonu. Bunlardan sonradan sansasyon konusu olanlar ve hatta hapishanelere dusenler oluyor. Jimmy Bakker bunlardan biri. The USA Heritage adiyla kurdugu buyuk mulk imparatorlugu vergi konulari ve israf ve luks ile carcur edilmesi sebepleriyle mahkemelere dusuyor. Adam mahkum. Ayni teskilat simdi Morris Cerullo World Evangelism Inc. tarafindan iflas masasindan milyonlar verilerek satinaliniyor. Cerullo da onceden Assemblies of God kilisesinin papazi imis. Bunlar hep program sonunda adres ve telefon verirler, para isterler, yardim isterler ve bazan hemen yapilan telefonlari cevaplandirmak icin gorevlileri gosterirler ki ayni anda 40-50 hat vizir vizir calistigini insan gorur de vay halimize diye hayiflanir. Yakinlarda buyuk kitlelere hitabeden kiliseler cikiyor ortaya. Dusunun, 15-20 bin kisi ve hatta 40-50 bin mensup ayni anda geliyor. Buyuk salonlar var. Ilave servisleri de var. buyuk garajlar, araba bakim yerleri, yuzlerce kucuk cocuga ayni anda bakan teskilat. gencler icin cesitli kultur fizik salonlari. Muthis teskilatlar. Akustik mukemmel. Tevrat ve Incil'den iktibaslar adam konusurken komputerden cikverior sizi TV,nize. Kiliseler aylik veya haftalik, ne ise,gazete cikarir,dergi basar. Ayinlarinda o gunokuyacaklari textleri veren, hasta azalarini sayan, evlenenler, dogumlar ve vefatlar gibi cemmatlarini alakadar edenseyleri yazan programlari kaydeden brosurlar ve yayinlar yaparlar. El ilanlari basarlar ve her yere gonderirler. Kiliselerde cocuk bakim odalari, siniflar, toplanti yerleri vardir, ayrica yurt ici geziler ve yurt disi seyahatlar tertibederler. Kimi gunleri telefonla belli miktarda para toplarlar ve yapilan taahutlerin ikide bir miktarini gosterirler,insanmilyonlarin nasil aktigini gozuyle gorur. Kiliseler har sahada cok faal. Piyango tipi bir genel sans oynundevletce kabulu cin bir kanun tasarisina karsi kiliselerin bir muhim bir kismi ta state baskentine akin ettiler ve lobilere girdiler ve red de ettirdiler. Nice bishoplar acikca bu lotteri'nin aleyhinde konustular. Cindeki Hiristiyan Konsili bundan sonra Dunya Kiliseler Konsiline uye olabilecekmis. Izin cikmis ve formaliteler tamamlanmis. Cinde 5 milyon kadar hiristiyan varmis ve bunlar da katoliklere ilaveten Anglikan,Methodist, Baptist ve Presbiterian olmak uzere dort Protestan mezhebi tarafindan tesis edilmis. Cin Hiristoiyan Konsili baskani Bishop K.H. Ting onuruna verilen bir partide konusma yapan biri sifatiyla oradaki muslumanlarin halipurmelalini kendisindenuzuntu ile dinledim.Daha onceuygur bir imamla da gorusmustum.Ne yazik ki onlarin cocuklarini Turkiye'ye davet edip Imam-hatip liselerinde okutma imkani bulamadik. Yugoslav muslumanlarina da o bapta yardim edemedik. Bizim salon efendilerin hismini asamadik. Sempatilerini topliyamadik. Her zaman pusuda mel'un kitle ve yardakcilari o defa da emekleri heba ettiler. Menfaatlara yatik ve dunden yamuk musluman goruntulu ademler de isi silkeleyiverdiler ve omurlerini biraz daha uzattilar. Tabii dudukleri ancak burada otecektir. Yarin urvan ve puryan Allahin divanina varinca gorusecegiz. Insan dusunur, ne oldu bizim osmanli, selcuklu ve daha kimlerin vakiflarina. Kimler yedi icti ve kimler de alet oldu diye hayiflanir. Efendiler! Yikip yaktiniz, nerede yenisi. Hanlar hamamlar, medreseler ve camiler hani? Burada din hurriyeti ve laiklik cok onemli bir prensip. O kadar ki devlet yardimi goren okullarda din ogretilemez. Hic bir din tercih edilemez. Ogretmen ve idareci hic bir dini ima ile de olsa tercih ettigini ihsas edemez. Dini toplantilar yapilamaz ve hatta sene sonu bakalorya toplantilatina papaz cagirip dua ettirilemez. Okul koridorlarinda Tevrat ve Incil olsun dagitilmasina goz yumulamaz. Fakat ozel okullarda her sey serbest.Devlet mudahele etmez. Katolik okullar ve Saint Marks okullari boyledir. Amerika'da da dini ucuza satanlar var. Hatta boyle teskilatlar var. Dinin ticaretini yaparlar.Munafik kiliklidirlar.Kendi coplugu veya garnizonu gibi gibi kullanip dini sahsi dusuncelerine gore yorumluyanlar burada da burada da var. Ne var kiburada bunlar silah zoryla olmuyor. Devlet gucu kullanilmiyor. Gruplar arasinda Afrika meneseli ve esareti esas alan ve Afrikadan buralara getirilip esaret sistemini isleten hadiseleri tamamylave cesitliyonleriyle isliyen cok cesitli akimlar ve kuruluslar var. Onlarin islam disinda olanlarinin bile islama yakinliklari dikkata sayan. Mesela Kwanzaa Celibration adi altinda Umoja, Kujichugalia, Ujima,Ujamaa,Nia, Kuumba ve Imani. Goruldugu gibi cemmat, niyet ve iman kelimeleri ifade vekavram olarak kullaniliyor. Yuzlere balig olmus papazlarla ve musluman olmiyan din adamlari ile yapitigim gorusmelerden birinde beni ziyarete gelen bir tek tanri taraftari bir hiristiyan mezhebi papazi goruslerini anlatirken hiristiyan entellektuelinin ne kadar hakka ve islama ihtiyaci oldugunu ve onlara bu guzel dini ulastiramiyan muslumanlarin ne kadar gunahkar olduklarini bir daha hissettigimi bir sehadet numunesi diye burada kaydedeyim, aziz iligil okuyucu. Devlet baskani Bush en muhim zirve toplantilarinda bile pazar gunu kiliseye gitmeyi ihmal etmez. Goreve basladiginda yeminini tanrili kelimeler icinde 200 seneleik eski bir Bible ustune albasarak ala meleinnas yapmistir. Allah sana yardim etsin ve mubareklik ihsan etsin manasindaki " God bless you " normal yemin ve gunluk deyimlerdendir. Paralarinda " Tanriya tevekkul ederiz ( in God we trust ) " ifadesinin yazili oldugunu unutmiyalim. Musluman ulkelerde paralarin ustunde krallarin resimleri vardir. Hakkini yemiyelim Libya parasinda bir Kur'an ayeti yazilidir. Fakat digerleri oyle degil. Biraz merdum perestlik oluyor galiba. Hos bu is Avrupa canibinde degisik. De Gaule'unun Turkiye'yi ziyaretinde 1968 veya 1969'da pazar ayninine istiraki devlet protokolunda vardi ve Istanbul'da ayine istirak etmisti. Kiliselerin teskilatlari ta orduda da vardir ve kuvvetlidir. Amerikan askeri teskilatrinda din subayligi vardir. Turkiyedeki Amerika askeri birliklerinde hem din subayilari ve hem de kiliseleri vardir. Hava birlikerinde din subayi unitesi vardir. Deniz filolarinda hem kilise ve hem de subaylar vardir. Turkiyeye sik gelen altinci filoda da oyledir. Amerika ve Irak savasi sirasinda da din subaylari ta Suudi Arabistan da hizmetlerini gorduler. Bu subaylarin kendi merkezlkeriyle daima irtibatlari korunmustur. Guney Basptist Konvansiyonu 2 271 din papazina sahipmis ve bu sayinin 152'si Suudi Arabistan'daki Amerikan ordusunda fiilen hizmetteimisler. United methodistler 363 full-time ve 387 part-time ordu papazina sahipmis ve 43 tanesi bu son savasta hizmet gormusler. Diger kiliselerin de daha az sayida olmak uzere papazlari bu korfez savasinda hizmet gormusler. Katoliklerin din subayi acigi cok buyukmus. Amerika kara kuvvetlerinde % 25 kadari katolikmis. Korfez harbinde 130 kadar katolik din subayi 150 bin kadar askere hizmet sunuyormus. 560 presbiterian din subayi 300 bin askere gorev veriyormus. Bunlar sadece kilkise degil kitabi mukaddes dersi verirlermis, askerleri dinler ve onlari irsad ederlermis ve sikintilarini giderirlermis. Din subaylari cepheye ta siginaklara ve mevzilere kadar giderler ve muhariplerle beraber olurlarmis. Korfez savasi sirasinda Suudi Arabistan ve cevresindeki Amerikan ordusunda amerikali muslumansayisi % 1.6 nisbetinde imis. Fakat hic bir musluman din subaylari yokmus. Vaktiyla beni ziyaret eden bir amerikan hiristiyan din subayi musluman askerlerin ihtiyaclarina da kendilerinin cevap vermeye calistiklarini soylemisti. Olenler olursa vucutlari hiristiyan papazlarin elinde kaliyor. Halic harbi dolayisiyla Suudi Arabistan'da bulunan Amerikan Ordusunda 30.000 kadar kadin asker varmis. Bunlarin bir kismi evli ve coluk cocuk sahibi. Bazi hallerde cocuklarin annesi de babasi da orduya alinmis. Hatta iki hafta evvel dogum yapan kadinlari bile almislar. Kadin dogum sancilari cekerken tebligat yapmislar ve ancak bir iki hafta muhlet tanimislar. Sunu da bir kere daha araya sikistiralim: Suudi Arabistan'deaki Amerikan askeri arasinda yahudiler de varmis ve Amerikandaki bir yahudi teskilati onlara Tvrat, Sabbath kandili icin mum, yarmuk vefiili savasa girmeden once yapilacak ananevi bir dua gondermis. Insan merak ediyor, Suudi Arabistan'daki kac musluman bunu duymus ve bilebilyor? Kitabi Mukaddes sirketinin 110 ayri ulkede faaliyeti varmis ve calsmalari devam ediyormus. Bu sirket Rusyaya'ya bir milyon incil gondermis 1991 ylili icinde 3 milyon daha gonderecekmis. Kiliselere bagli misyonerler harp dolayisiyla Arap yarimdasini terkediyorlarmis. Buyuk rakamlar halinde orada faaliyet icra etmisler. Fakat bazilari faaliyetlerini Israile ve bir kismi da Kibris Rum kesimine tasimislar. Mormonlarin butun Amerikan ordusundaki mensuplari 35 bin kadarmis ve bunlarin 5.400 adedi Korfez harbi sirasinda Amerikan ordusunda hizmet vermisler. Mormonlar savasa katilan ve bunu vatanperverlik sayan bir mezhep. Tarihen de Amerikanin ic savaslarina bile katilmislar ve bunun icin iftihar ederler. Tekrar gazetelerde cikti: bir organizasyon Suudi Arabistan'daki Amerikan askerlerine 50 bin aded Bible ( Kitabi Mukaddes ) gondermis. Resim cikti. Devrilen tank usutunde asker Bible'ini okuyor. Kiliseler arasi ihtilaflari azaltmak ve birlige gitmek faaliyeti de devam ediyor. Episkopal kilise ile Lutheran kilisesi yillarca suren gorusmelerden sonra bir anlasma zeminine girmisler. Birlik calismalari Yahudilerle Hiristiyanlar arasinda da yuruyor. hatta cesitli floralarda beraber calisan birlikeri vardir. Amerikada yedi Katolik Kardinali varmis. Bu yil papa 17 yeni kardinal sececekmis. Yahudilerin gucune bakin ki Polonya Katolik kilisesi Hitlerin Yahudileri oldurme sirasinda kilise olarak gerekeni yapmadik, ve suc isledik diye acik bir ozur diledi ve tevbe beyaninda bulundu. Efendi mboyle olacak bu is diyenler olmustur, belki de.Dunya ordularinda din subayligi konusu enteresan bir konu. Turkiye'deki butun NATO karargahlarinda din subayi vardir. Kiliseler de vardir.Yapilan uslerde kilise maksadiyla kullanilan salonlari vardir. Turk Ordusunun Koreye gidisi sirasinda din subayi olmadigi icin bu husus once muvakkat ve sonra da Zubeyir Koc gonderilerek kapatilmistir. Alay ve Tugay Kuruluslarindaki din subayligi fonksiyonu oyle kapatilarak Kore'de bu sayede Islamiyetin yayilmasi baslamis ve bugun Yirmi Bes Bini asan muslumanligin varligi Turk Ordusunun oradabulunmasi ve din subaylarinin faaliyeti eseridir. Yayinlar bunu acikca ortaya koyar. Ne yazik ki oradan Turk Imam-Hatip liselerine ve ilahiyat fakultelerine talebe getirme gayreti efendilerin vurdum duymazligi ve malum fobisi sebebiyle olacak netice vermemisti. Osmanlilardaki Alay Muftuleri ve Imamlari cok enteresan bir teskilatti ve buyuk hizmetleri bahis mevzu idi. Amerikan ordusunda din subayligi cok faal ve kuvvetlidir. Yukarda soylendigi gibi Turkiye'ye yapilan filo ziyaretlerinde ve manevralarda ilk ucak din subayi ucagi olabilir. Muhakkak gelir, cadirini kurar ve moral destegi saglar. Manevralar ve askeri harekat ve ucaklarin ve gemilerin hareketleri ve seferleri din subayinca takdis edilir. En buyuk kumandandan en kucuk neferine kadar kilisede adam bulmak mumkundur. Burada merhum Ahmed Davudoglu hocami rahmetle anmak ve Mustafa Sabri Sozeri Hocami da samimi gayretlerinden dolayi hurmetle zikretmek istiyorum. Merakili olanlarin Turk askeri talimatlarini tetkik etmelerini ve orada din subayligi muessesesine rastliyacaklarini hatirlatmak isterim. Mevcut din subaylarinin moral geceleri tertibetmeleri gibi fonksiyonlarini da anlamak gerekiyor. Uzun sozu kisa etmek belki en iyisi. Yukarda bahsetmistim Amerika Cumhurbaskani Bush devamli kiliseye gider. Onun hiristiyanlik mezhebi Episkopal Kilisesidir. Ne enteresan ki kendi kilisesinin ileri gelenleri Irak Amerika Orta dogu harbine karsilar. Amerikada kiliseler acikca sosyal meselelerde ve politik islerde fikirlerini beyaneder,yuruyus ve gosteri turu her sey yaparlar. Katolikler de harbe karsilar ve fakat Suudi Arabistandaki Amerikan askerlerine onbin tesbih gondermisler. Yahudiler de cep buyuklugunde Tevrat bastirip onlari Suudi Arabistan'da Amerikan askeri arasinda bulunan yahudi askerlere gondermisler. Korfez harbi dolayisiyla bazi hiristiyan tutumlari ortaya cikiyor veya kristallesiyor. Amerikada harbe karsi olan hiristiyan gorusler var ve cogaliyor. Katoliklerden boyle olanlar var, Lutheran Bishoplar var, Episkopal Kilisesi var. Hatta bunlar bu mevzuda buyuk bir uyari hizmetine girmisler, gazetelerde ilanlar vermisler, vatandaslarin hangi yolla ve nasil savasi istirak etmiyeceklerini anlatan ve bu konuda doldurulmasi lazim gelen formlari veren milyonlarca brosur dagitmislar. Ayrica bu yolda calican milli bir de teskilat kurmuslar. Insan papazlarin ve kiliselerin buradaki guclerini, faaliyetlerini ve de tesirlerini goruyorda bizim imam efendilerin, muftulerin ve hatta resilerin haline aciyor ve her halde kiyamet cok yakin diyor. Kiliseler birliginin hiristiyan mezhepleri aza sayisi 316 varmis. Korfez savasinin hemen durdurulmasi icin bildiri yayinlamislar ve sulha davet etmisler.Tekrar edeyim. Kiliseler Rusya'daki degisiklige gozlerini iyice dikmisler ve haril haril calisiyorlar. Eski papazlar da goreve donuyor. Ukraina'da 5 milyon katolik varmis. Onlarin lideri Cardinal Myroslav Lubachivski 50 kusur sene sonra 77 yasinda olarak geri donuyor ve goreve basliyor. Kiliselerin para durumlari icin bir not daha ilave edeyim: Methodistler 1990 yili icinde azalarindan 118 milyon dolar toplamislar. TV Programlari: Dini programlarin yaninda cok guclu Donahue, Oprah,Sally, Geraldo gibi programlari var. Bunlar butun Amerika'ya ayni anda yayin yapan programlardir. Gazelerde de dini sahifeler vardir. Dikkat ederseniz Times, News Week gibi dergilerde her zaman bir din sayfasi ve yazisi bulunur.Bazi gazeteler haftanin bir gunu, mesela cumartesi gunu, tam bir dini sahifeler koyarlar,kiliselerin ilanlarini ve servis saatlarini verirler. TV konulari cok,fakat demirbas TV konular kadin erkek iliskileri, butun pervasizligiyla fuhsun getirdigi her turlu problemler, istenmiyen hamilelikler, gayr-i mesru cocuklar, kari koca aldatmalari ve bunlarinnasil yapildigi ve saire. TV cok guclu. Haber agi muthis. Ayni anda Moskovada biri, Israilde baska biri ve Amerikanin muhtelif yelerinde bir kac kisi, Afrikada bir iki kisi ile bir tek program icinde interview yaparlar. Her kes digerlerini dinliyebilir. Ted Koppel`in sorumlulugundaki Nightline,PeterJennings,Walter Barbara hep bu sahada buyuk isimlerdir. Good Morning America programi da benzerleri gibi onemli bir programi isgal eder. Amerika'da FBI cok guclu gozukuyor. Polis teskilati en modern araclarla donatilmis durumda. Bir sahsin aranan biri olup olmadigini ve sucunu bir polis arabasinda otururken kolayca ogrenebilir. TV'de CIA ile ilgil programlar yapilir. Bazan bazi otoriteler eski CIA gorevlisi adiyla programda konusurlar. Onlarin beyanlari ve digerulkelerdeki calismalari ve biraz da bir muddet evvel oralarada yapilan operasyonlari tarih ve yer beyan ederek vermeleri yeni metod ve guclerini veriyor ve neler yapabildikleri kolayca anlasiliyor. Hatta bazan halen CIA'nin basindaki Webster bizzat iki uc saat suren izahlarda bulunuyor ve sorulara cevap veriyor. Uzaydaki satelaytlarin istihbarata nasil yardim ettigi ve onlarla her ulkedeki hareketleri nasil takibettikleri, modern comunikasyon ve computer vasitalariyla yaptiklari calismalari anlatiyorlar. Bir kac yil evvel yapilan faaliyetler arasinda yapilan degisik taktikler ve yasanan ic ihtilaflar gercekten enformatif oluyor.Teskilatin gucunu insan gorunce demekki benim koyumdeki evlerin bunlar yerlerini bilebiliyor, diye dehsete kapiliyor da nicin efendilerin teskilata kul kole olabilecekleri dusuncesi doguyor. CIA'nin KGB gibi, Mossad, Fransiz, Alman, Iran ve bezeri dost dusman istihbarat organlariyla alakalarinin anlatimi da enteresan hikaye teskilediyor. Komunizmin cokmesi sonunda Dogu Blokunda Amerikanmenfaatlarinaaykiri olarak eskidenyapilan calismalarin simdi nasil kolayca ele gecirilebeilecegi ve boylece yeni kaynaklarin ortaya cikacagi ve eskiden yapilan hatalarin ogrenilecegi de gazetelere dahi dusen konular olmustur.Onlarin da istintak metodlari ve devlet gucu ile nasil bilgi aldiklari ve topladiklari iyice sergileniyor. Gozleri baglamak ve iskence yapmak sarka mahsus bir metod degilmis. Belki de efendiler buralardan ogrenmisler. Think Tank: Amerika'dakiThinkTankkuruluslariciddenonemli is goruyor. En tecrubeli kimseler oralarda gorev aliyor. Her kese akil, fikir, tecrube ve bilgi satiyor. Eski bakanlar, umum mudurler, mustesarlar, politikacilar hep buralarda calisiyor. Zaten kiymetli devlet adamlari ya Ting Tanklara gider, ya universitelere gider veya ozel tesebbuse gecer. Insan sasiyor, burada ne kadar cok askeri hususlari analiz eden ( military analist ) var. Bazilari da ne kadar bilgili ve umumen de ayni goruste birlesemiyorlar, bazan aralarinda cok gorus farki oluyor. Lobyler: Amerikada Lobiler calisir. Teskilatlat lobi yapar. Onlar her turlu fikirleri kivama sokarlar, is kotarirlar. Amerika tamamen gruplarin ve menfaatlarin kiyasiya catistigi bir yerdir. Bastiran alir. Fikren bastiran, parayi bastiran ve calisarak bastiran alir. Partiler ve Politika: Iki buyuk parti var. Cumhuriyetciler ve Demokratlar. Cumhuriyetciler biraz muhafazakar kanadi, Demokratlar ilerici kanadi temsil ederler. Bugun idare merkezi,hukumetidiyorum, Bush'un elinde ki Cunhuriyetcidir. Fakat Kongre 'de Demokratlar cogunlukta. Bir Check and Balance sistemi isliyor. Ticaret: Amerikada buyuk sirketler,zincirleme ticaret ve sanayi tutunabilyor. Kucuk esnaf ve kucuk sanayi ve ticarete statu musait degil. Burada evinize gazete tomariyla beraber el ilanlari, ucuzluk kuponlari gelir. Ticarethanelerin reklam, kupon ve ucuzluk ilanlarini havi gazeteleri gelir. Onlari takip bile bir suru zaman alir. Fakat her kes onlari takibeder,kuponlari keser ve tenzilatlardan istifade eder. Yeni alinan mallar geri verilebilir. Yilbasinda her kes birbirine hediye verir. O gunler hediyeler ayi teskileder.|Secimleri ve alimlari epey vaki alr. Sonra mevsim bitti mi her kes hediyeleri alinan yerlere goturur ve geri verir, parayi aynen oderler. O sirada ve yil sonu envanter mevsimi de oldugu cin cok ucuzluk olur. Bilmem soylemis miidim. Burada her sey paraya dayanir. Insanlar cok tatli ve yumusak davranir. Fakat butun hedef paranin kurusu kurusuna caktirmadan tahsili ve cekilmesidir. Dostluk ve ahbaplik ona muteveccihtir. Isin hulasasi odur.Ona muteveccih temaslar para umidi oldugu muddetce iyi gider. Para isi bitti mi, sak diye kapilar gentilmence kapanir. Size kivranmak ve bir baska ders almak icin baska kapilari calmak duser. Fakat dikkatli olun, neticesi pek farkli olmiyacaktir. Kapitalizim boyle imis. Devletcilik: Biliyorsunuz Amerika 50 ayri ulkeden ibaret Konfederatif bir devlet. Her devletin kendi parlamentosu, baskenti ve baskani ve teskilati vardir. Kanunlari farklidir ve fakat esas itibariyla birbirlerine yakin saylir. Bu Amerikayi kuran cesitli gruplarin ve isteklerin ve anlayislarin tabi'i sonucudur. Her state'in ayri icra, tesri ve kaza teskilati bulunmasi dolayisiyla kucuk de olsa farkli tatbikatlarla ve tutumlarla karsilasilir. Fakat buradaki devletcilik tamamen ozel tesebbuse dayali denebilir. Polislero sene butcede para varsa goreve alinir, yoksa gorevlerine son verilir.Butcede para yoksa ogretmenlerin bir kismi atilir. Kimsenin soforu hizmetcisi yok. Belediye reisi, okul muduru hep kendi arabasini kendi surer, makam arabasi yok. Egitim Durumu : Tahminler hilafinaAmerika'datahsilsizinsanlarin nisbeti az degildir. Okuma yazma bilmiyen insanlar oldugu gibi, 40-50 yil bir koyde yasayip 15-20 mil mesafedeki kasabaya ve sehre hic gitmemis insanlara rastlamak mumkundur. Burada imza atmak demek ismini ve soyadini bayagi yazmak manasina gelebilmektedir. Tuhaftir ki Amerikali yabanci dil bilmez, matematik egitimi zayiftir, cografya bilgileri yok denecek nisnbettedir. Tarih derslerinde 100-200 sene evvel ne harpler oldu, demir yolu nasil yapildi,onlar ogretilmektedir. Tarih derslerinde Kuzey-Guney savaslari cok buyuk yer isgal eder. Okullarda ki bu zayiflik sari irka, japonlara, cinlilere ve korelilere kaptirilmaktadair. Ciddi egitimciler bunlari acikca soylerler. Lise birincilikleri sari irka kaptirilmaktaddir. Inanir misiniz Amerikada dogmus ve buyumus kimselerden hic ingilizce bilmiyenleri var. 12 milyon kisinin ingilizce bilmedigi soyleniyor. Bu rakama buraya yeni goc edenlerden 11 milyon sayisini da eklemek lazim diye gazetelerde yazilar var. Okul basarisizliklari cok buyuk nisbettedir. Ogrencilerin % 50'si basarisizliklarindan dolayi okulu terk ediyorlarmis. Enteresan. Burada harf inkilabi olmadi. Eski neslin bildigi yazi degismedi. Hep ayni yazi ve ayni sistem. Fakat yine de bu egitim guclugu ve dil guclugu var. Malum bizde harf inkilabi olunca eski harfleri bilenler yeni harfleri kolayca ogrenemediler. Galiba onlarin bildikleri yazi da okur yazar olmalarini sagliyamadi ve kendileri okur yazar nisbetine katilmadilar. Hesaplar oyle yapildi. Kriterler oyle alindi. Mesela koyde Kur'an okuyan ninelerimiz yazi biliyor sayilmadi. Amerikada da buna benzer problemler var. Amerika State'lerinde de Yuksek Ogretim Kurumu gibi merkezi muessese var.Var, fakat genis hurriyet dahilinde calisirlar.Bas ortusune vekilik ve kiyafate karismazlar. Hele ozel universiteler tamamen serbest. Kiliselerinde ayinlar yapilir. Isteyen istirakeder. Gudumlu ve sahte hurriyet ve demokratik usuller gorulmez.Insan onlari gorunce bagri yanar ve neden bizler oyle sille tokatla ancak idareye yatariz diye haytiflanasi gelir. Ozel Orta ogretim muesseleri de var. Mesela Katolik mektepleri demistim. Kilise yaninda. Butun vakiflari ellerinde, asla dokunulmamis ve dokunulmaz. Tam bir din ve vicdan hurriyeti icinde egitim, ve hem de diniyle beraber, verilir.Her turlu tasarruflari ve masraflari ve gelirleri vergiden muaftir. Bizde ozel dini okul acilamaz. Devletin actiklarina bas ortu serbestisi verilemez ve kabul edilmez. Burada dini maksatla bunu yapiyorum dediniz mi sular durur, her kes selama gecer. Eger dini bakimdan bir deri bir hirka misillu yasamaya yemin ve biat verdi iseniz vergi bile vermezsiniz. Vergi formunda bu konuda bir hane var. Sinif farklari: Amerikada siyah beyaz ve Hispanic farklari cok buyuktur ve bugunde hemen her sahada tazeligini korumaktadir. Zengin cok zengin ve fakirin hic bir imkani yoktur. Coplerden bir seyler ayikliyan ve atilan icecek kutularini toplayip onlari bir kaci bir cente satmaya calisan insanlara rastlanir. Banka ve Sigorta Sirketleri: Faizin girmedigi hic bir kalem tasavvur edilemez. Kimse bu bakimdan halali buldum, halal aldim ve halal giyiyorum ve halal yiyorum demesin. Her sey banka yoluyla oluyor, banka kredisine dayaniyor, sigorta sitketleri de zaten ayni sistemle ve banka ile beraber calisiyor. Araba isi sigorta, ev sigorta, bir belediye salonunda bir namaz kilacak iseniz, toplu halde bayramnamazi,efendim,sigorta salonu sigortaliyacaksiniz. Bir sey olabilir, yangin ve saire. Garanti edilemesi lazim. Mazbahayi goreceksiniz, menecer eger sizi almak isterse, sorar ayaginiz kayarsa, sigortaniz var mi diye. Yok derseniz, kusura bakmayin der ve siz gormeden geri donersiniz. Tib fakultesini bitirdiniz, bin bir cileden sonra kabul edelim ki staj yapacaksiniz, yanlis ve eksik tatbikata karsi sigortaniz yoksa, hastahane sana bu gorevi icra ettirmez. Zira avukatlik burolari her gun TV'de reklam yapiyor, gelin bize hakkinizi alalim, yanlis teshisin zararini sizin icin tahsil edelim diye. Buranin adaleti enteresan. Hakimler halk tarafindan seciliyor. dava proseduru cok fleksibil. Trafik isigi konmadi ve hayat kaybi oldu diye birileri belediye teskilatini mahkemeye verebilir, belediye milyonlarca dolara mahkum edilebilir. Yok yollar kaygandi diye ve lazim gelen ihtimam gosterimemis diye ayagi kayan bir kimse dava acabilir ve ilgili makam mahkum olabilr.Adalet her zaman kuvvetlinin yaninda degil. Bir insanin olmeye hakki var mi, komadaki bir kimseyi sun'i olarak besliyen aletleri akrabalari cekebilir mi ve donusu olmiyan bir iztirabli hastaligi kisinin olumle sona erdirmeye hakki var mi diye mahkemelerde acilmis davalar var? Problemler: Amerika'da problem cok. Buyuk yerin buyuk derdi mi olur diyeceksiniz. Uyusturucu kullanimi, cok buyuk problem. Okullarda, universitelerde ogrenciler uyusturucu ile mucadele icin ayri teskilat kuruyorlar. Bush secim oncesi bu isi ciddiye alacagini vaadetti. Valiler ve diger politikacilar secimlerde bu motifi kullandilar. Istemniyen hamilelikler ve dogumlar. Okullkarda, bazi bolgelerde, 11-12 yas kizlarin % 50'si cinsi munasebet yapmis diye yaziliyor. Serbest iliski cok tabii hak gibi goruluyor. Suphesiz istenmiyen cocuklar ve sikintilari her kesi ve devleti mesgul ediyor. Serbest iliski o kadar tabii gozukuyor ki aile ici ve akrabalar arasi kadin erkek iliskileri ve hatta dogumlar bile bazi kanunlarca yasaklanmis olsa bile burada TV programlarina konu olacak buyuklukte bir mesele. Bu serbest iliski o kadar yaygin ki kimseye yanidaki cocugun babasini sormak munasip dusmuyor. Hatta musluman olan kadinlar yanlarindaki cocugun nasil bir iliskinin mahsulu oldugunu arastirmak yersiz oluyor. Onun icin burada single parent ( tek ebeveyn ) gibi bir ifade kesfedilmis, bol bol kullanliyor. Okullarda kayit formlarinda cocuk kimde kaliyor diye birhane de var ki bu anne babasinin veya sadece birinin yanida kalanlarin dertlerini aksetttiriyor. Size bir sey soyleyim mi arastirmalara gore % 80 civarinda her evli cift esine sadik kalmazmis ve baskasiyla istenmiyen iliskileri varmis. Hatta biz bu bapta aldatmak icin dogduk ( born to cheat ) tazinda TV slogani gorulmustur. Su rakamlara bir bakiniz: Amerika'da her 8 saniyede bir bir ogrenci okulu terkediyor, her 26 saniyede bir gene bir cocuk evini birakip gidiyor, her 47 saniyede bir, bir cocuk ya ihmala veya iskenceye ugruyor, har 67 saniyede bir kiz cocugu cocuk doguruyor, her 7 dakkada bir, uyusturucu kullanma sucundan bir cocuk tevkifediliyor, her 36 dakikada bir, bir cocuk tabanca ile ya olduruluyor veya yaralaniyor. her gun 135 bin ogrenci tabancalarini okullarina getiriyor. Her sene 2 milyondan fazla cocuk anne ve babasinin ayrilma faciasini seyrediyor ve devamli bunun kotu hatiralariyla yasamaya basliyor. Alkol istihlaki de buyuk bir is. Her 23 dakikada bir kisi ickili surucu tarafindan olduruluyor. Alkolun kazalara tesiri bu seviyede. Fakat tuhaf diyeceksiniz. Sigara icene ve hele umumi yerlerde rastlamak gercekten cok zor. Onun icin mi diyor insan biz de de sigara aleyhtarligi var da icki aleyhtarliginda resmi adamlar susmayi tercih ediyorlar. Amerikan ogretim sisteminde ilk bahar tatili ( mart ayinda ) sirasinda binlerce ogrenci tatil yerlerine kosar, cilginca bira, alkol ve seks hayati yasar. Bu yuzden olumler olur. Bu tip cilginca eglenmeyi onlemeli diye yazanlara ve calisanlara rastlamak mumkun. Erkekerkege iliski de bir problemdir. Onlar birbirleriyle resmen evlenmek istiyorlar. Bunlar papaz olmak istiyorlar. Cesitli hiristiyan kollari caiz mi degil mi munakasasi icinde. Bunlarin kiliseleri ve hatta papazlari var. Homosexuel kelimesi yetmiyor. Heterosexual kelimesi lazim olmus, kullaniyorlar ve manasi da bir kadinla evli oldugu halda baska bir erkekle iliskisi olan erkek-koca demek imis. Bu ahlaksisligi dogustan gelen bir istek ve tabiithak diye savunanlar az degil. Hatta mahkemeler bu is insanin anayasal hakki mi dir degil midirderdine dusmusler ve hatta bunu tanimiyan kanun maddeleri anayasal haklara aykiridir diye karar veren mahkemeler var. Ailelerde kucuk kizlar yakinlari tarafindan cinsi bakimdan igfal edilir ve aldatilirmis. Papazlar bu konularda kitap bile yazmisler ve bu is nasil onlenir diye ve ne yapmak lazim diye fikirler beyan etmisler. Her gun insan yeni sey duyuyor. Bir yerde grup evliligi diye bir sey cikatmislar ve TV'de bir program yaptilar. Bir saatlik programda bir kadin iki erkek tarafindan paylasiliyor. Her kes ayni evde beraber yasiyor. Galiba resmiyette de evlilik olarak kaydettirmisler. Okullarda seks dersi verilmesi ve dogumu onliyen tekniklerin ogretilmesi ve dugum kotrol ilac ve maddelerinin bedava dagitilmasi isteniyor. Seks iliskilerinin cok arttigi yaziliyor. Evlilik oncesi iliskilerin 10-20 yaslari arasindakilerin % 50'sini astigisoyleniyor.15 yasindakilerin % 26'sinin ve19 yasindakilerin % 75'nin evlilikdisi iliskilerde bulundugunu istatistikler yaziyor. Bunda da eski yillara gore artma olmus. Bir Incil Profesoru Papaz Robert L. Thomas "The Evangelical Theological Society" toplantisinda Amerikada bir milyon ceninin kanunlarin golgesinde olduruldugunu ve dusuk yaptirildigini,acik sacik edebiyatinin yilda on milyon dolar getirdigini vebunun da artmaktaoldugunu, onsekiz milyon isnanin alkol mubtelasi oldugunu ve yirmisekiz milyonun da uyusturucu ibtilasinda oldugunu soyluyor. O kadar garip ki "unwed sigle parent (evli olmiyan tek ebeveyn)" gibi evlilik disi cocugu olup yalniz basina ona babalik veya analik edenleri ifade edecek kelime bulmak gerekmis. Tilsimcilik ve Hurafata inanmak ve tapmak cok yaygin bir derd Amerikada. Voodoo ( Abdest manasina gelen arapca vudu ile bir iliskisi yok ) denen tilsimcilik, seytana tapicilk ve onlarin bu maksatla yaptiklari insan kurban etme gibi suc teskil eden hareketleri Polisi mesgul eden ve papazlarin kiliselerinde cemmatlarini korumalari icin konu edindiklari sosyal sikintilardandir. Irza gecmelerde eski yillara oranla biraz dusme olmus da onu hemen yazip yayinliyorlar. Burada da zorla baskasini kirletme var ki yazilanlara ve TV programlarina bakilirsa pek de seyrek rastlanan bir sey degil. Yollar guzel, uzaydan bizim koyun resimlerini cekebiliyorlar, ayni anda dunyanin her yeriyle muhabere imkanlari var, ama bu problemler eksik olmuyor ve hatta problemler cemiyeti icten kemiriyor. Bol irkcilik var. Esirlerin tarih icinde gordukleri kotu muamele geri tepiyor. Siyahlarin ve hispanic ( mexican ) olanlarin gercekten kultur ve okur yazar seviyesi dusuk. Suc isleme orani orada yuksek. Issizlik de pek yuksek. Bereket versin affirmative act dedikleri kanun var. Buna gore onlar da esit muamele gormeliler, belki birazcik faydasi oluyor. Sadece Teksas devleti icin bir kilise organizasyonunca yayinlanmis bir haber bulteninden 1990 yilina ait bir kac rakam verelim : 470.000 kisi zhni bakimdan geri durumda, fakat butun cesitleriyle her turlu zihni hastalarin tahmini sayisi 2.5 milyon. Bir yil icinde 110 Bin kadin dovulmeye karsi sikayette bulunmus ve bir yil icinde 125 bin cocuk evlerinden kacmis. Issizlik: Issizlik buyuk bir derd. Her sey kredi ile ve taksitlerin odenmesi de her kesin zamaninda gelir sahibi olmasina bagli olunca isci sinifi icin is sahibi olmak tek hayat kurtarici durum. Fakat is duzeni garantisiz, gece gunduz calismaya ve verinli olmaya dayaniyor. Hic baska yolu yok. Issizlik acliga bile variyor.Yasli insanlarinve zencilerin bos kokakola canlerini topladiklarini, coplerden bir seyler bulmaya calistiklarini gorebilirsiniz. Yapilan bir arastirmaya gore Amerika'da 12 yas altinda 5.5 milyon cocuk hergun ac yatarmis. Texas State'de bu sayi yarim milyonmus. Buradadaki aclik gercek aclik. Bakimsizliktan bahsetmiyoruz. Yukarda anlattigim gibi isci esir gibi ve tedirgin, ha bugun atacaklar,ha yarin itecekler ile yasiyor. Iscilerin icleri kan agliyor. Siritmalar hep ca`lidir, ozu yoktur. 27 yil calismis, tamam demisler,yarin gelme isine. Is yerinde tam bir disiplin ve verimlilk gerekiyor. Kilik kiyafet cok siki. Musluman kadin bas ortemez. Zaten oyle ise zor is bulur. Fakat bulduktan sonra asla milli bir kiyafet veya bas ortusu. Oyle sey yok. Is yeri o bakimdan askeri garnizon gibidir. Eger o muslima dinlemezse, ertesi gun kendini kapi disinda bulur. Is yerinin ciddi prezantasyonu is veren icin olum kalim isidir.Is kadini ciddi giyinir, melanatini cumartesi yapacaktir. Ekmek parasi boyle kazanilir. Abdest aldiniz mi kirk kisi sorar, boss ne yapiyordun tuvalette diyebilir. Iki gun tras olmadin mi adama is yeri kodunu hatirlatirlar. Evet bas ortu serbest, nere de?Okullarda. Liselerde, beden egitimi dersinde bile. Tek basina namaz kilabilirsin, mesele yok. Fakat is yeri cok kapitalisttir.Isler ve davranislar paraya tabidir. Bu bapta hurriyet filan arama. Cocuk Aldirma: Istenmiyen cocuklar ve hamilelikler dolayisiyla muhim derdlerde biri cocuk dusurtme ve aldirtma kanunen musaaade edilsin mi isi tam bir sosyal ve politik konu. Iki buyuk grup catisip dururlar. Kimse su serbest temasi onliyelim demiyor, hic durmadan da bu girdabin iicinde kivranip dururlar. Katolikler cocuk aldirmaya karsi. Hatta bir iki aforoz da yaptilar. Yer yerinden oynadi. Is Ibtilasi: Workolicis mubtelasi demektir. Alkolik gibi gramer yapisina benzetilir.Is sarhosu adamlar her seye o gozle bakarlar. Nedir normal gelir seviyesi: Normal bir calisan, bir ogretmen ve bir isci gecimini ucu cununa zor yetistirir. Bes kurusu hesab ede ede, benzin bir cent ucuz oldugu icin su kadar mesafe gidip benzini belli yertden almak yoluyla ancak ucu ucuna yasarlar. Her kes gecim icin gerilir kalir. En yuksek gelir doktorlarin ve avukatlarinkidir.Tabii buyuk Tabii sirketlerin sahipleri sanayiciler kimseye pabuc kaptirmazlar. Gelelim Muslumanlara ve Islamiyete: Islamiyet burada yeni.Bir asirlik bile tarihi yok. Birinci dunya savasi sirasinda ve ondan sonra muslumanlardan ve araplardan gelenler olmus. Sahsan Osmanli vatandasi arap muslumanlara rastladim. Yeni yeni Araplarin Amerikaya gocleri uzerinde tez calismalari yapiliyor. Yuzbinlerce arabin ve Hint yarimadasindan gelmis muslumanlarin bulundugu bolgeler var ( Chicago ve Detroit gibi ). Gonul arzu ederdi ki Endulus muslumanlari Avrupa'ya dalsalardi veya Osmanlilar zamaninda Islamlasma bugunku Avrupa'nin tumune gecseydi de Amerika'ya ilk muslumanlar gelseydi. Uc asir evvelki gelisi kasdediyorum. Yoksa muslumanlarin burayaChristoph Colomb'dan evvel degilse de onunla beraber geldiklerini biliyoruz. Fakat bu gelis dogru durust bir islamlasma izi birakmamistir. Demek istiyorum ki Islamlasma isi Amerika'da gec kalinmis bir istir. Tipki Avrupda Islamiyetin yayilis ameliyyesi cok gecikmis ve hala ciddi tutturulmamis bir is oldugu gibi. Ne var ki Amerikaya'ya getirilen zencilerin arasinda da muslumanlarin oldugu bilinen bir gercektir. Bu hadise de islamlasmaya pek katkida bulunmamistir. Yeni islamiyete girenler Abdus Sekur Abdus Samed gibi iki uc Abd ile basliyan ismi ayni anda tasirlar ve soylerler. Isimleri insanin aklinda kalmiyor. Hic tek isimle yetinen yok. Hepsi iki isim birden alirlar. Belki Amerikaki da orta isim ( middle name ) anananesi burada da tesir ediyor. Bir kac aded musluman isimlerini manalariyla ve yazilislariyla veren kitab bile yazilmistir. Buralarda namaz kilmiyan bir muslumanin murdar olduguna ve onlarin oldurulmeleri gerektigine inanan kimselere rastlaniyor. O kadar radikal olan kimseler de yok degil. Islamiyet: Ilk islamiyet siyahlar arasinada tutuluyor. Bugun siyah muslumanlarin bir kisminin lideri olan Warith al-Din Muhammad ingilizcesi Wallace Din Muhammad'dir ) nin babasi Elijah Muhammad musluman oluyor. Ona da Islamiyeti Fard denen bir zat telkin ediyor. Elijah Muhammad'in muslumanligi hiristiyan fikirlerinin tesirinde geciyor. Kendisinde tam bir islam anlayisi henuz tesekkul etmiyor. Fakatoglunuiyi yetistirmeye calisiyor. Onu bir araKahire'yede gonderiyor. Elijah Muhammad 1965'de vefat edince cemaatt ikiye bolunuyor. Bir kismi bugun Louis Farrakhan adindaki cok guclu konusmaciyi takibediyor. Diger kisminin liderligini Wallace Din Muhammad yurutuyor. Bu grup diger muslumanlarla temas ede ede daha duzgun hale geliyor. Bu gruba daha once Siyah muslumanlar deniyordu,sonra Bilali Muslumanlar adini aldilar ve bugun Afrika-Amerika Musumanlari deniyor. Louis Farrakhan'in grubu ise eski isim olan Nation of Islam ( Islam Milleti ) adini muhafaza ediyor. Her birinin camileri var. Sister Clara Muhammad ( bu Elijah Muhammad'in haniminin adidir ) adini tasiyan ozel okullari var. Afrika-Amerika Muslumanlari diger muslumanlrala icice dirler. Okullari buyuk bir gayretle islwetirler. Daima iyiye ve daha bilgili duruma dogru yurumektedirler. Onlarin cok populer imamlari vardir. Atlanta'da Imam Jamil, New York'ta Imam Siraj Wahhaj, Dallasta Imam Yahya Abdullah. Kendileri uyusturucu aleyhtari gosteriler yaparlar. Teskilatlari vardir. Bu grup orta dogu krizinde tamamen Suudileri desteklemistir. Onlarin sozculugunu yapmistir. Bu yuzden diger gorus taraftari muslumanlarla aralari serin duruma girmistir. Bugun Amerika'da Muslumanlarin sayisi hakkinda 5-8 milyon rakami veriliyor. Islamiyetin Amerika'da en hizli yayilan bir din oldugu ifade ediliyor. Hatta gazetelerden biri uc sene icinde muslumanlarin Yahudilerin sayisini gececegini soyluyor. Belki de bugun bile musluman sayisi daha cok. Fakatazgosteriliyordur. Hatta bu yuzden olacak Papa hiristiyanlarin islam memleketlerinde daha aktif olmalarini ve hiristiyanligi yaymalarini emrediyor. Guney Baptistler Konvansiyonu Dinlerarasi Temas dairesi dunyada her yedi kisiden birinin musluman oldugunu,Chicago'da muslumanlarin, bir zamanlar kendileri icin kale sayilan methodidstlerden cok oldugunu,Amerika'da musluman sayisini episkopalveya presbiterian olanlarda ayri ayri fazlaoldugunuve musluman saysisinin Mormonlarin ve Yahova Sahitlerinin toplam saysisindan da fazla oldugunu beyan ediyor. Hatta gazeteler alarma girip islamiyetin Avrupa'yi sarmaya basladigini ve Amerika'yi da sarmakta oldugunu acikca yayiyor. Uzmanlar ve professorler bu sahada konusuyor ve yaziyorlar. Aralarinda artik komunizim heyulasi bitti. Simdi ehli salip ve musluman catismasi geliyor, diyorlar. Muslumanlarin Amerika'ya Gocleri: Ikinci dunya savasi sonrasi muslumanlar Amerikaya geliyor. Tahsil maksadiyla gelenler genelde geriye donmuyor. Akrabalarini da getiriyor. Teskilatlar: Once orada burada camiler kuruyorlar. Bunu beraber cuma namazi kilarak ve kucuk toplantilar yaparak yapiyorlar. IlkMusluman talebeler cemiyeti kuruluyor. Once MSA ( Muslim Students' Association ) adi altinda universitelerde talebeler tarafindan cemiyetler kuruluyor. Bunlar uzun muddet faaliyet icra ediyorlar. Mezunlar ve halktan kimseler de katkida bulunuyorlar. Ogrenci merkezlerinde cuma namazlari, teravihler, bayram namazlari kiliyorlar, konferanslar tertibediyorlar. Bu faaliyetlerin bir kismina 10 kusur sene evvel kisa da olsa biz de istirak ediyoruz. Yilda bir buyukbir topalnti tertibediyorlar. Merkez Indianapolis, Indiana oluyor. Sonra bu kurulus daha ust bir teskilat cikarioyr. O da ISNA'dir. Islamic Society of North America. Simdi bu kurlus hemen hemen en ust teskilat olarak calisiyor. Amerikanin cesitli bolgelrinde gorevli ve salahiyetli ve daha alt kademede de temsilcileri var. Dahaonce Ittihad adiyla bir dergileri vardi. Simdi cok kaliteli Islamic Horizon dergisini cikarioyrlar. Yllik kinferanslari var. Kendilerine bagli Vakif Binalar Kismi, Yayin Kismi,Genclik Kismi, Egitm Kismi gibi kuruluslar var. Kanada da sahalarina giriyor. Ogretim Isine bakan bir merkezi de faaliyettedir. Yazin arapca ve Islami ilimlerde uzun ve kisa kurslar tertibetmektedirler. Ayni ISNA'nin baglilarindan biri de Musluman Sosyal Ilim Adamlari ve Musluman Fen ve Tabii Ilimlerin Uzmanlari gibi kuruluslar da var. Takdire sayan projeleri ve gayretleri vardir. International Institute of Islamic Thought adi altinda rahmetli meslekdasim Ismail al-Faruqui'nin benim de istirak ve sahit oldugum calismalari sayesinde kurulan bir Enstitu var kimerkezi Virginia'dadir, dergileri var ve ust seviyede calismalari ve projeleri devam ediyor. Daha once baskanligini benim de bulundugum Universiteden tezini alan Abdul hamid Abu Suleyman yapti. Simdi kendisi Malezya'da Islam Universitesinin basinda ve rektor.Onun yerini irakli faqih Dr. Alwani isgal ediyor. Bu zat ISNA'ya bagli Amerika Fikih Komitesinin da baskanligini yapiyor. Azalari arasin Muzzammil Siddiqui, Jamal Badawi ve Ahmad Zaki (ISNA'nin baskani ) ve Ihsan Bagby var. Umumen Amerika muslumanlarini ilgilendiren ve bilhassa ru'yet-i hilal ve bayram gunlerini ilan ederler. ICNA adi altinda Ialamic Circle of North America adiyla merkezi New York'ta olan bir kurulus var. Urduca konusan bir grup. Pakistan ve Hindistan'daki Cemaat-i Islami taraftarlarinin kurdugu bir teskilat. Burada esas itibariyla Abul Ala al-Mawdudi'nin kitaplari ve yayinlari takib ve tesvik edilmektededir. The Message International adiyla aylik bir dergileri var. Qur'an- i Kerimin ingilizcesini computere aldilar. Buharinin ingilizce tercumesini de computere aldilar,satiyorlar. Ayni computere alma islerini baska kuruluslarda yaptilar veya yapiyorlar. Muslumanlarin genel hastaligi burada da tesirini icra ediyor. Cemaat-i Teblig denen ve aslen Hindistan'dan dogan grup burada da ayni traditionel metodlariyla calisirlar. Bunlar kasaba ve kasaba, sehir ve sehir gezerler, bir kac gun kalirlar, camilerde konusurlar, yerli taraftarlariyla cevredeki evlere giderek musluman kimseleri camiye davet ederler. Camilerde gece ibadet ederler ve ders yaparlar. Mensuplarini dort gun, dort ay ve dort su kadar zaman hicrete cevleye ve huruca ve Allah icin yerini yurdunu terketmeye ve dawa yapmaya tesvik ederler. Bazilari bir yil gibi uzun muddet boyle Allah icin yollarda ve uzaklarda ve cok sade bir hayat icinde gecirirler. Muhim bir harehket. Gitmedikleri yer ve ulke yok gibi. Kendilerine her yerde rastlanir. Ozel bir dusunceleri ve metodlari vardir. Bazan aralarina islamiyet nedir bilmiyen insanlari alirlar ve onlari adamedecegizdiye ugrasirlar. Islamic Call Society ve Somali muslumanlarina yardim teskilati gibi nice baska kuruluslar var. Faaliyetlerini daha cok computer yardimliyla ve mauhabere suretiyle yaparlar. Musluman teskilatlar birlik icinde olmasalar bile pek cazip projeleri ve gayretleri var. Hepsi de paradan yana sikinti icinde ve cikar yol icin cirpinirlar. MAYA adi altinda Arap Taleber Teskilati var. Her yil toplanti yaparlar. Subeleri vardir. Onlar arapca konusurlar. Arapcanin ehemmiyeti esas meseledir. Hatta bu is diger muslumanlarla kendi aralarinda surtusme ve munakasa konusu olur. Musluman Filistinliler Birligi adi altinda ( IAP ) yeni bir teskilat kuruldu. Filistinlileri ve Gazza'daki intifadeyi esas mevzu alr. Aksa Mescidi olaylarini isler, yayar ve toplantilar ve gosteriler tertibeder. Arapca ve ingilizece yayinlari var : al-Amal ve Ila Falastin onlarin yayinidir. Ingilizce olarak Palestine Monitor var. Yayinlardan bahsederken tamamliyalim: California daki muslumanlar The Minaret adiyla bir dergi yayinlarlar, Orange County muslumanlari kendi adlarini tasiyan bir haber bulteni cikarirlar. WallaceDin Muhammad'in teskilati da Chicago'dan Muslim Journal adiyla bir dergi yayinliyor. Bu son dergi daha once The Bilalian Muslims adiyla cikiyordu. Atlanta, Florida'da al-Furqan adiyla bir dergi cikiyor. Sunu unutmadan soyliyelim ki muslumanlar burada cok el ilanlari ve mektup tipi bulten ve kucuk yayinlar yaparlar.Bu is de cok mahirdirlar. Her hangi bor konferans ve toplanti icin kitapcik veya dergi tipi guzel baskili yayinlar yapip dagitirlar. Muslumanlarea ait Islerin Milli Konseyi adi altinda bir kurulus var ki Irakl Dr. Mahdi'nin faaliyeti ile yurutulmektedir. Kendisi iyi bilinen ve mutesebbis bir zattir. Siilerin de bazi kucuk yayinlari var. Kur'an tercumeleri basan sirketleri var. Hindistan ve Pakistan bolgelerinden gelmis siiler ve Ismaililer de var. Cogu ticarette tutunmus kimselerdir. Daha cok Irak'dan gelmis Kurtler de Amerikada ki gruplardandir. Korfez savasi sirasinda bu kurtler epeyce faaliyet gosterdiler. Yogoslavya'dan buralara gelmis Arnavut muslumanlar t urkler gibi ibadet ederler. Ney York'da, Philadelpiha, Pensilvania ve baska yerlerde merkezleri mevcuttur. Aralarinda cok iyi teskilat kurmus muslumanlar oldugu gibi, Islamiyeti unutmus ve hemen hemen hic bir sey bilmiyen gencler de pek cok. Bu genclerden temiz nasiyeli ve Turk gib davrananlarini gorunce onlara yardimdan uzak kalindigi icin Turk Islam alimlerinin ne kadar buyuk ihmal icinde olduklarin i insan goruyor da ici parcalaniyor. O kadar derin tarihi ecdad mirasi hizmetleri acz icinde heba etmek insana hakikat ve irfan adina huzun veriyor. Tabii bu hissiyat butun diger Turk dunyasi muslumanlari icin de variddir. Cerkesler, daha cok Suriye'den gelmedirler ve NewJersey'de gruplasmislardir. Kafkasya'dan Ikinci Dunya savasinda cikmis ve o gunden buyana Avrupalada siginti halinde ve sonra da Amerika'da vatandas olarak yasamis cerkezleri ve Azerileri insan gorunce ici parcalaniyor. Ne cile cekmisler? ve hic sahip cikan olmamis. Arnavut muslumanlarin da halleri ve guzel guzel cocuklarin icler parcalayici cehaletleri ve bir namaz kilmak bile bilememeleri dehsetli uzuntu konusu oluyor. Turk dunyasinin eski mensuplari veya sempatizanlari sicak bir ilgiden mahrum kalmislar. Bir cok muslumanlar(ve turkler de mustesnadegil )kendilerini Amerikan toplumuna adapte icin ve burada tutuna bilmek icin musluman ismlerini degistirip John, Bob, Cindy ve benzeri Amerikan isimlerinikullanmayi yeglemisler. Isyerlerindebutip isimlerle bilinenleri az sayilmaz. Cunku tecrubelere gore Amerikali kolay kolay muhim bir makami kendinden olmiyana vermez, sirasi geldiginde ne yapar yapar, bir kulp bulur ve muhim bir gorevi tam mezhep ve mesrebinden olmiyana kaptirmaz. Islam Merkezleri: Amerikada 1000'e yakin mescid, cami ve islam merkezinin varligini soylerler. Kimse henuz bunlarin tam sayilarini bilmiyor. 50 sene evvel hemen hemen hic bir mescid yokmus. Vasington Islam Merkezi ve Cami'i nasil yapilmis, anlatayim. Oranin eski muduru Dr. Abdur Rauf anlatti. Cami'in yapimina bir turk sebep olmus. Ikinci dunya savasi sirasi veya sonrasi bir turk sefiri vefat etmis. Nasini funeral home veya bir kilisenin munasip yerine goturmusler. Cenazesinde Misir sefiri, Afganistan ve Pakistan sefirleri varmis ve bir de Filistinli bir tuccar varmis. O tuccar ayip degil mi bir yerimiz ve camimiz yok demis. Bunun uzerine Misir sefiri vedigerlerigirismisler.Gazetelerde ilan edip yardim toplamislar. Kiliselerden bile yardim gelmis. Girismisler. Her kese boir bir tesekkur mektubu ve makbuz gondermisler. Planlarini meshur bir italyan mimar yapmis. Onu Misirdan kral Faruk gondermis. Ayni plani Kahire'deki bir camiye de tatbik etmismis. Minber binlerce parcadan ibaret ve hic civisizmis. Misirda hazrlanimis. Usta cuvallarda yuzlerce parca ile gelmis. Turkiye de ciniler gondererek katkida bulunmus. Insan epeyce zaman surmus. Bilmem 1950 li yillarda 200 kisi bir bayram namazini temellerin usutunde kilmislar. Dr. Abdur Rauf " Gerceklesen Ru'ya " adiyla bir kitap yazdigini ve orada bu camiin yapilisini anlattittigini soyledi. Ne enteresandir ki bu satirlarin yazari 1968'de buraya mudur yardimcisi olarak aday secilmisti. Onu da Abdur Rauf'a soyleyince cok memnun oldu. Chicago da pek cok mescid ve cami var. Diger yerler soyle yazilabilr: New York, California, Los Angeles, Houston, Dallas, Detroit. Yuzlerce mesjid ve camiler. Bu maksada tahsis edilmis daireler ve odalar. 25-30 sene evvel bir sey yokmus ortada. Selam olsun o pakistanliya, hindistanliya ve arap muslumana ve tabbi ki her hizmeti gecene ki gelip meslegini ve isini vesile yaparak buradan sifirdan mescide, tek halden cemaata gitmisler, nuve olmuslar, telefon rehberlerinden isim secmisler. Telefonlar etmisler. Bakmislar ki musluman adli biri var. Hemen onunla temasa gecmisler, kapilarini calmislar. Bazilari murted cikmis. Yilmamislar. Kimisine senin adin Ahmed, Hasan, Huseyin, sen muslumansin demisler. Adam gozlerini ogusturarak yok, degil diyecek olmus. kucukken beni bir hiristiyan kilise getirmis,bilmem ki demis. Bizimkiler, " Olmaz oyle sey, senmuslumansin.Gel bizimle " demisler. Bayram var. Cuma var. Toplanti var. Selam olsun o pakistanli doktora, hindistanli muhendise ve arap musluman kardese ve hizmeti olan Turke! Gercek ve hakiki selam! Onlar munafiklik yapmamislar, yan gelip bana ne dememisler. gercekten selam olsun onlara! Ciddi ve hakiki selam! Bir kismi talebelik paralariyla ev yer tutmuslar. Evrak imzalamislar. Sorumlulk almislar. Insanlari toplamislar. Ne saf ve ne temiz hizmet ve kosusuturma. Keske bu ask o safvetiyle ve hiziyla devam etseydi, ihtilaflar ve " sen ben kavgasi " cikmsaydi. Bu hal Anadolu ve balkanlarin islamlasmasindaki temiz hizmete ve faaliyete benziyor aziz okuyucu. Bir cok yerlerde bu mescidler council of masajid gibi daha ust kuruluslara gitmisler. Bunlarin yanida daha buyuk ve her tarafa samil bir mescidler teskilati var. O da Continental Council of Masajid'dir. Merkezi New York'da'dir. Bu teskilat Mekke'deki Council of Masajid ile iliskidedir. 1990' da Chicago da 500 kisinin istirakiyla bir toplanti yapildi. Derdler dinlendi ve careleri konusuldu. Enteresan degil midir ki bu islerde oncu olan ve sifirdan baslayiphizmeti baslatan ogrenciler ne islam alimi imisler,nede islami ilimleri tahsil veya doktora icin gelmisler. Sadece fen dallarinda, tipta, ve pek cogu da sosyal ilimlerin disinda muhendislik sahalarda imisler. Fakat bu sahada ilk harci onlar atmislar. Tefsir,hadis ve islami ilimler sahasinda Avrupalara giden vatandaslar ne yapmislar ve arkalarinda ne birakmislar acaba? Insan soruyor. Devletin nanu nimetini yemisler, yan gelip yatmislar mi dersiniz. Eserlerine bakin. Nicin modern dunyadaki islamlasmada din alimleri ve butun cesitleriyle ilmiyye sinifi bu kadar biogane kalmis ve kaliyor, insana huzun veriyor. Vurdum duymazlik nereden geldi ve nasil oluyor da asilamiyor, bilmiyorum dogrusu, aziz dost! Insan hayret ediyor: Buralarda hilafet konulari, seriat konulari tabu degil. Konusanlar var. O gozle bakan var. Laiklik de cok farkli.Kiliseler politikanin her sahasinda fikir beyan ederler ve bildiri yainlarlar, TV'de konusurlar ve devlet idaresini ve devlet baskanini tenkid ederler. Oyle muslumanlara rastlamak mumkun ki devlet gorevlerinin namazsiz ve niyazsiz kimselere verilmesini buyuk gunah sayiyor ve hatta devlet kademelerinde gorevli olup boyle kimseleri goreve alan kimseleri munafik kabul ediyor ve o tip idarecilere ve devllet adamlarina islamiyete hiyanet eden hain gozuyle bakiyor. Musluman ulkelerdeki devlet idarecilerini de bu bakimdan iyi musluman saymiyor. Burada Camiler ve mescidler islamiyetin yegane timsali. Cami butun muslumanlarin bulusabildigi ve zevkle istirak etigi bir yer. Baska hic bir yer camini yerini tutamiyor. Bizdeki camiler gibi burada pasiflik yok. Cami her seyde aktif ve ciddi hayatiyet merkezi. Universite bahcelerinde ve student centerlerinde ala meleinnas teravihler ve namazlar ve cum'alar kiliniyor, toplantilar yapiliyor. Tabi'i muslumanlar bunlari rahat yapiyor. Turk Universitelerindeki cami bina etme problemine ve sikintisina burada dusulmiyor. Hiristiyanlar ise piknik yerlerinde pazar sabahi kurulan muvakkat kiliselerinde ayinlerini vatandasin ayagina getiriyor. Amerikan Ordusu Chaplainleri de gidilen yerlere kilise cadirlarini kuruyor. Ayinler orada yapiliyor. Chaplain kilisesiyle Amerikan Ordusunun ayrilmaz bir parcasi. Yanilmiyorsam general seviyesinde din subaylari olmus. Amerikalilarin Turkiye'de ki gorevli butun birliklerinde subay papazlari ve dini servis veren uniteleri var oldugunu yillarca evvel ogrenmis ve fiilen de contaclarda bulunmustum. Problemleri: Muslumanlarin problemleri cok. Ustunluk Kavgasi: Benim ki senin ki kavgasi. Benim dilim ve benim adamlarim ve benim hemsehrilerim. Bizimkiler meselesi.Birlik yok. Herkes kendi coplugunu tercih ediyor. Para Yoklugu: Para yok. Parasi olan dudugu caliyor. Para veren de kendi dudugunu caldiriyor. Para butun habasetiyle geliyor. Safveti ve ihlasi silip supuruyor. Bizde de oyle degil mi? Paranin buktugu ve yamulttugu kimse veya ceryan az mi? Adamlar duzelmemek uzere yamulmuslar, degil mi? Dil Ustunlugu: Benim dilim arapca ve Qur'an benim dilimde.Mektepmedrese arapca olacak. Din bizim isimiz, siz kimsiniz edasi. Bu genel de arap muslumanlarin havasi. Tabii araqlarinda azimsanamiyacak iyi ve guzel insanlar da var. Bu tip duygunun ortaya cikisi zamana ve zemine ve kafi derecede cok olup olmadiklarina bagli. Urduca konusan da benim de kulturumu korumam lazim. Qur'an baska. Senin dilin baska, diyor veya demek istiyor. hemen hepsi hanefi ve turk sever kimseler. Islamiyet anlayislari bize benzer. Otorite Kavgasi: Otorote kavgasi. Ben ve adamlarim yonetimi alacagiz. Siz takibedin. Biz biliriz. Ekip Calsmasi Yoklugu: Muslumanlar tim calismasi yapmakdan ve koordinasyon yahut kooperasyon fikrinden yoksunlar. O kadar ki bazan insanin bunlarin hepsi de mi hasta ve gercekten dunya hastahane mi diyesi geliyor. Uluslarasi standardda din alimi ve prestij sahibi liderler yok. Sadece bizde degil, dunyada yokmus. Ne var hasta tiplerin elinde kivaranan teskilatlar var, o kadar. Mezhepsizlik: Arap canibinde biraz mezhep lakaydisi var. Isleri Kur'an-i Kerimi okuyup anlamak ve yapmak. Diger islami ilimlere pek vakitleri yok. Oteki arap olmiyan muslumanlar oyle degil. Buraya gocle gelenler mezheplere baglidirlar. Yerli siyah muslumanlar da onlara bakarak sasirmislar, ve fakat mezhepegitminden ve anlayisindan uzaklar. O kadar ki nasih mensuh ayetler cogu kez burada birbirine karistirilir. Tarikat ve tasavvufi fikirler umumen yok gibi. Cok cuz'i bir temayule rastlanir. Hele arap canibi muslumanlara bu bakimdan komunikasyon bile imkansiz gibi. Ingilizce anlatma guclugu: Islamiyeti ingilizce anlatmak guc. Muhataplar kelimeleri kendi muhitlerinin anlamina cekerler.Prophet dedin mi ki peggamber demek oluyor, bir hiristiyan azizini anliyabilirler. Hatta tanrisindan ilhamlar aldigini soyliyen bir papaz manasina bile anlayabilirler. Prayer kelimesi namaz icin kullnaildigi zaman bayagi bir dua ablamina cekebilir ki muhaakkak bir anlam karmasasi ile karsilasilabilir. Ihtilaf gorusleri: Ihtilaflar icin ne diyorlar?Birakiniz gitsin. Birlik zaten filiyatta mumkun degil. Her kes calissin. Ilerde birlesirler. Birlik zamani degil, calisma zamani. Bu bir gorus. Bir diger gorus de birlik olmayinca isler yanlis ve eksik gider, oyle olunca da tam baslanamaz. Kusurlar kemala goturmez. Et ve yiyecek: Halal et bulmak ve dogru durust alkolsuz yiyecek bulmak bir buyuk is. Evvela hayvanlar kesiliyor mu? Kesilme isi makina ile oluyor. Fakat once hayvan uyusturuluyor, sonra kesiliyor.Henuz cani cikmis cikmamis derisi soyuluyor. Tavuklarin ve piliclerin icleri temizlenmeden sicak ilacli suya sokuluyor veya buhara tutuluyor. Ayrica cidden hiristiyan ve ehl- kitap mi kesen adam veya makinayi calistiran adam? Milyonlarca atheistin varligindan bahsediliyor. Hangi hiristiyan ehli kitab? Katolikler, Baptistleri gercek hiristiyan kabul etmiyor. Oburleri de bunlari reddediyor.Kim kimdir? Hocalarin bir kismi da masallah boyle ince tahlil sikintisina girmeden ver Allahim ve rabbana hep bana deyip yuvarliyor. Alkol ve Gidalar: Dogrusu alkolsuz bir sey bulmak hemen hemen imkansiz gibi. Bereket versin her maddenin ustunde icindekiler ve terkibi yazili. Dogru oldugunu farzediyorsak, hemen hemen hepsinde ya alkol veya bir terkibi veya domuz eti veya terkibiolan bir sey var. Hele ne nedir ogreninceye kadar bunlari okuyacagimdiye gozlerin harabolabilir. Pek ala, eger bir supheli durum varsa kim size acikca halaldir veya haramdir diyecek? Bunlari kim biliyor ki. Yoksa her kesin diyebildigi gibi canim, bunlar istihaleye ugramistir mi diyeceksiniz. Amerika'da oyle muslumanlara rastlamak munkun ki Kur'anin dedigini ve Hz.Peygamberin yaptiklarini bilmek, anlamak, ve yapmak en buyk asklarir. Kur'ani ve hadisi egmek ve bukmak istemiyorlar. Onlara her is icin de teferruatli bir hadis veya ayet bulmak kolay olmuyor.Muslumanlar sakal biyikla ve bas ortusu ile ugrasmiyorlar. Elite ve heretik kavgasi ve hakimiyeti yok. Onlara gore dinsiz devlet hic makbul degil.Laiklik dinsizliktir. Cunku dine bigane kalmak diye bir sey yoktur. Din olmiyan yerde ser, seyyie ve hatia vardir. Din olmiyan yerde gavurluk hakim olur. Onun da yandaslari ve baglilari vardir, gorusundedirler. Tabii muslumana hayat hakki tanimiyan, onlara go home diyen ve aman bir canlanmasin diye dort goz gozetliyen pek cok grubun ve teskilatin da faaliyet halinde oldugunu unutmiyalim. Turklerden Ne haber: Birinci dunya savasi sonrasi olacak Amerika'ya daha cok guney dogu anadolu bolgesinden turkler gelmisler. Daha cok calisma maksadiyla geldikleri anlasilan turklerin bir kismi buralarda evlenmis, kimi geri yurda donmus ve kimi buralarda olup hiristiyan illerde ve papazlarin elinde yok olup gitmisler. Bu konuda ciddi bir kayda rastlamak mumkun olmuyor. Cocuklarindan musluman ve iyi yolda kimselere rastlamak bir nasip isi. Her kes bir sey yapmaya calismis. Fakat ciddi izler yok ortada. Bugun turkler cesitli federasyon ve birlige sahip. Daha cok Turkiyenin menfaatlarini koruma yolunda calisirlar. Ermeni meselesi gibi hususlarda lobby calismasi yaparlar.Basarili da oluyorlar. Fakat esas programlari icinde dini bir mahiyet ve agirlik mevcut degil. Bu bakimdan diger musluman kurulus ve teskilatlarla musterek bir hareket etmek ve onlardan faydalanmak ve gerekirse katkida bulunmak hissedilen bir davranis degildir. Turklerin Islama katkisi: Osmanlilarin, Selcuklularin ve ta Hindistan Yarimadasina teskilat goturen turklerin hizmetlerini ve tarihi esintilerini buralarda hissetmemek ve dusunmemek mumkun degil. Afgan dilindeki kelimeler ve Urduca'daki ifadeler ve onlarin bize yakinligi hep musterek dostluga basamak teskil edebiliyor. Fakat Osmanlilarin cokusu, Medreselerin seddi ve islam alimlerinin cemiyetten tecrid edilmeleri ve Dini ve islami konularin mektep ve medredselerden kaldirilmasi guclu din alimlerinin silsilesini kesmis ve mevcut tradisyon bagini kirmistir. Belki onun icindir ki Amerika da guclu bir turk alimleri hizmet tradisyonu ve islerin mazisi yok. Ca'li ve sun'i siritmalar gibi salon havasi disinda bir dini hizmet aski ve muessiriyeti gosteren bir turk makami veya ocagi yok. Turk Islam anlayisi ve Islamin efendice ve kardesce ve kucaklayici bir tarzda sunulusu ve algilandirilmasi lazim. Misyonerler gibi halkla yatan ve kalkan ve onlarla hem-derd bir tatli ekip faaliyeti gerekiyor. Nerede turk Islamicilari? Nifaksiz ve gillu gisssiz hizmet asiklari cikin ortaya! Bir iki turk cemaatinin devede kulak hizmetlerinin buyutulup bir sey zannedilmesi buyuk hata olur. Amerika'da enstitulerimiz var. Iste yayin deyip bir ciddi hizmet var misgibi gormek ve gostermek aldatici olur. Bu tutum daha muhim programlara gecmeyi engeller. Buralara Omer Nasuhiler gibi, Mustafa Sabriler gibi, Aksekililer gibi, buyuk tarikat mursitleri gibi Nuh deyip de peygamberi ekliyen israrli hizmet adamlari ve mucahidleri lazim. Turk Islam ilmini ve irfanini efendice temsil, tedris ve yayan ilim mucahidi gerekiyor. Salon adamlarina zannederim dareynde bile ihtiyac yok. Sayin okuyucu, 40-50 senenin ne kadar onemli ve uzun zaman oldugunu dusundun mu? O kadar zaman evvel gurul gurul olan camiler sonradan metruk hale gelebiliyor. O gun her kes mektep ve medreselerde islami hususlari ogrenebilyordu. Bugun igne ile kuyu kaziyarak ancak bir iki sey ogretebiliyorsunuz. Onlar da sadre sifa vermiyor. Insan hayret ediyor ve diyor ki ne olmus ve nasil olmus da uyumusuz; latince bilen, grekce ogrenmis, hiristiyanlik tarihini ve mezheplerini cok iyi tetkik etmis islam daileri yetistirmemisiz. hiristiyanligin kendi icinden yapilan itirazlar var. Bir mezhep taraftarinin digerlerine reddiyyeleri var. Icden yapilan itirazlar var. hatta bunlardan bazilari digerlerini hiristiyan kabul etmiyor. bana bi katolik bishop " muslumanlar bize protesatanlardan daha yakindir " demisti.Niye bu isleri ciddiye almamisiz. Koca Guney Amerika kitasi afam bekliyor, Afrika kitasinda faaliyetimiz yok. Muazzam Cin blokunuda her kes haril haril calisirken biz leyte-lealle ile mesguluz. Sadece hiristiyanlik dunyasi degil buyuk bir Hindu alemine ve Budist dumyasina hitabeden yabanci kalmisiz. Mesaj goturecek derli toplu ve ciddi bir alimimiz gozukmuyor. hep mazideki ecdad hizmetine konup gideriz. Bizim salon ulemasi da lugat ve poz satmakla mesagul ve reverans telkin etmeye devam eylesun. Bir Mukayese: Pakistanli da afganli da ve Iranli da turkler gibi arap degil. Islamiyeti ana kaynagi olan Kur'an'dan ve hadisten arapcasiyla okumalari ve anlamalari mumkun degil.Bu cok egitim ister. Dilleri arapca degil. Fakat bunlarin hepsi arapca harflerle yazabiliyor. Esas egitimleri o alfabedede geciyor ve kelimeler de esas arapca asillari ile imla edilebiliyor. Turkler bunu yapamiyor. Onlar arasinda subay, hakim, memur, doktor ve muhendis gibi kimseler gorursunuz, bunlar arapca bilmeseler bile islamiyetin butun konularina vakiflar ve bizim Turkiye'deki bir vaiz ve bir muftuden daha kuvvetli bilgisi ve hakimiyeti olan insalara rahatlikla rastlamak munkun. Bizim durumumuz cok zor, her sey sifirdan baslamakla, igne ile kuyu kazimakla bir sreyler yapmak durumundayiz. Hepimiz kiyim kiyim giden ve pelte gibi hemen titriyen pek koksuz bir bilgfi ve hava icinde yasayan insanlar olmusuz. Daha garibi bizim resmi islam uzmanlari arasinda dogru durust Kur'an okuyamiyan ve hic bir suretle internasyonal seviyede bir temsilcilik yapamiyacak olan ulemamiz az da degil, o kadar ki onlarla bu kusur hususunda anlasmak bile imkansiz.Sayilari o kadar cok ki siz akalliyette kalirsiniz. Hisimleriyle sizi elimine ederler. Titrleri doktor ve hatta prof olup yalan yanlis ahkam kesen ulemamizdir, maksudumuz. Yoksa ilim ve adab erbabina selam olsun. Yanlis mi arapca bilmiyen hadis docenti ve profesoru, Kur'an bilmiyen islamiyatci veya mufessir yok mu aramizda?Bunlarla ilayi kelimetullah icin cihad mi yapilir?Kendi muhtac dede, nerede kaldi baskasina himmetede.Pakistanlilararasinda islama vakif bir sefir, bir general veya bir fizikci bulmaniz garip sayilmaz. O general size iyi bir hutbe okuyabilir ve hitabede de bulunabilir. Buralardaki turkler arasinda yabanci ile evli hanimalar,evlilik disi cocuklar, boy friend deyip yabanci erkeklerle yatipkalkan kizlar, icki ve domuz eti islerine mubtela insanlar yok degil. Pakistanli ve turk demistik yukarda.Pakistanli halk tipi musluman turkler gibi mevlid sever ve okutmak ister ve bir akraba vefati halinde hatim okututur. Kandil geceleri sofulugu ve ramazan muslumanligi onlarda da vardir. Arap musluman kardeslerle ihtilaf konularindan biri de bu olabilmektedir. Eski Turk Cemiyetleri: Allaha sukur bazi dostlar calismis, gayret gostermisler, cemiyetcilik yapmislar. Rhode Island ve New York'taki turklere hizmet goturmusler. Fakat bir daimi merkez bir sey galiba saglanamamis. Hele Islam merkezi ve mescid gibi mustakil bir hizmet cok eskilerde yapilamamis. Ancak yeni yeni bir seyler var. Fakat turklerden bir kismi diger muslumanlarla beraber hizmete girmisler ve yuzumuzu agirtmislar. Bir Mukayese: Pakistanli kadin, daha once soylendigi gibi, namazina niyazina cok bagli ve cocuklarini cok kucuk yasta Kur'an ogretir ve hatta yaptirir. Kendi telaffuz tarzlariyla olmak kaydiyla iyi Kur'an okurlar. Fakat nedense bas ortu ve tesettur sadece namaz icin muhim. Namaz kilarken ortunurler, oda tam olmiyabilir. Pakistanli hocalar bile bunun ustunde pek durmazlar. Pakistanlilarin musluman turk ve musluman arap hanimlariyla bu farklari cok buyuk ve bu hal bazan onemli ihtilaflara yol aciyor. Ice Bakis: Bazan insan soyle bir dusunuyor da muslumanlar gercekten bitmisler galiba diyesi geliyor. Oyle ya? Osmanli alimleri medreseler kapaninca evlere, kimi Dersiam sifatiyla hamusluga ( suskunluga ) gitmisler. Merhum hocam O. Recher'in tabiriyla papatyalar gibi ilmiyye sinifi birden kaybolmus. Fatih cevresinde her adim basi rastlayabilecegi kimseye sorup ogrenecegi Muallakat problemlerini sonradan soracak kimse kalmamis ortada. Vakiflar satilmis ve taru mar edilmis. Istanbulun yarisi belki vakif imis. Yerlerine apartmanlar dogmus. Erzurum, Kayseri ve Konya'da vakiflar ozel mulk olmus. Belki de haci babalar oradan kazandiklariyla hacca bile gitimisler. Arazi miridir, denmis. Sonra da oyle sey yok demisler, "toprak isleyenin" deyip ozel mulke donusmus. O da satmis savmis. No osru ve ne de haraci kalmis ortada. Muslumani ve munafiki artik bu bapta gam tutmaz olmus. Munafiklar, agalar ve esintiye gore onceden yatanlar iyi saatte olsunlar. Kahirelerde, balkanlarda, Mekke ve Medinede, Sam u Halepteki vakiflar tarumar olmus. Ne sorani ve ne de arayani kalmamis. Hepsi hamus olmuslar. Mubassirlar, gozculer uremisler, kelb misillu hilkat garibeleri, menfaat-i sahsiyyelerini amme menfaatina tercih edenler,din u diyaneti cok ucuza satanlar turemis ve nobete girmisler. Baskasina hayaat hakki tanimaz ve bu bapta kus ucurtmaz olmuslar. Bazilarina gore pek koklu bir islama donus imkansiz. Cunku kul hakki yenmis. Kalpler kirilmis. Tarihin muhtelif devirlerinde bir cok yerde ulema itilmis, atilmis. Yazma kitaplari tahribe ugramis veya nisyana terkedilmis. Kimileri cuz'i bir maasla omur boyu suskunluga terkedilmis. Tabii pek cok bed-dua alinmis ve goz yaslari akmis. Butun bu zulumler varken tekrar ayni satvetle islama rucu imkan dahilinde degil. Ne aci ki bunlari gelen nesle anlatmak ve hatta kendi oz cocuklarina anlatmak hemen hemen imkansiz. Onlara bunlar hikaye geliyor. Bir ye4rde zikredilmisti: Kadinlarin haklari cidden tarih icinde ketm edilmis ve cok gadre ugratilmislar. Onlarin cok verimli olabilecek varlilarindan istifade edilmemisler. Kenara itilmisler. Onlar bazan insan muamelesi bile gormemisler. bati dunyasindaki asiri ve la-islami feniminizmi tasvibetmek mumkun degil, fakat kadinlarin buradaki cemiyet hayatinda gosterdikleri faaliyetlerinden islam dunyasi golbal olarak mahrum, demek her halde anlayisla karsilanir. Insanlarin bir kismi kendi saadetlerini baskalarinin zararinda goruyorlar ve yuruyen hased agaci oluyorlar. Bu hal erkek kadin tefriki, zengi fakir, yasli genc ve haci hoca tanimiyor. Bu ve benzeri kotu haller davaya ayrica zarar veriyor. Islam Yeniden Garpten mi Dogacak: Insan bunlari dusunuyor da isin icinden cikamiyor ve diyor ki acaba burada bitti de orada mi dogacak. " Din garip basladi, tekrar garip olacaktir " mealindeki hadiste gecen " garib " kelimesinin " garb ( Bati ) " ile ayni kokten gelmesinden esinlenerek acaba is boyle mi olacak? Buradaki himmetler buyuk bir is anlaminda bosuna mi? Bir Hikaye: Bu arada belki bir gercek hikaye iyi gider. Amerikanin bir hava alaninda muslumanlardan biri Hani'ye rastlar. Hani onyedi yaslarinda.Aslen Lubnanli. Suudi Arabistan'dan geliyor. Babasi orada. Annesi Lubnan'da. Anne vize alamadigi icin olabilir Suudi Arabistan'a gidemiyor. Hani'ninamcasi buralarda olacak. Onun karsilamasini bekliyor. Fakat yok. Hani'nin maksadi lise son sinifi okumak.Kendisi Amerika'da dodugu icin Amerikan vatandasi. Bir taniyan, onu fakiregetiriyor. Musafir ediliyor. Ertesi gun liseye gidiliyor.Kabulve fakat velisi kimdir,diyorlar; ben olurum diyoruz. Bir suru muamele ve bazi tereddutlerden sonra kabul ediyorlar. Otel kendisini kabul etmiyor. Cunku daha resit degil. Velin nerede diyorlar. Ev tutmasi da bir suru kefalet ile ancak oluyor. Bir yerde musafir edecegiz,,cocuk soyarlar, doverler diye korkuyor. Hulasa sonunda alisiyor. Ogrenmek ister misiniz aile dini Hani'nin " Keles ". Bu hikayenin binlerce benzerini dinlemeniz her zaman mumkun. Vasington Islam Merkezi eski muduru Dr.Abdur Rauf anlatmisti: Senelerce evvel Los Angeeles'de imis. Gun persembe imis. Kendi otelde kaliyormus. Bir kac kisi bulayim da yarin cuma namazi kilalim,demis. Bu maksatla telefon rehberini taramis. Bir iki musluman ismi bulmu. Birinin adi Muhammed imis. Telefon etmis. Amerikali aksanli bir hanim cikmis. Yok demis. telefon birakmis. gelince goruselim demis. gec vakit konusmuslar. Abdur rauf soylemis. Ben musafirim demi. Bir iki kisi daha bul da otelde burada yarin cuma namazi kilalim demis. Adam demis ki " fakaf ben musluman degilim". Nasil olur demis, musafir.O da ben demis oburu kucukken kiliseler beni almislar ve buralara getirmisler. Ben islamiyet bir sey bilmem. Bunun uzerine Dr Abdur rauf hemen sabah erken oradan bir ucakla bir baska yere ucmus ve o gunku cuma namazina yetismis. Elhamdu lillah. Islam Dunyasinin Muhim Meseleleri: Islam dunnyasi su meseleri cozmek zorunda: - Birlik. - Kafali ve kabiliyetli musluman liderler yetistirmeek. - Tarih boyunca vee hemen her yerde kadinlara karsi gosterilen islama aykiri hareketleri ve davranislari duzeltmek ve kadinlara cemiyette islama uygun aktif bir rol vermek ve onlarin hizmetinden istifade etmek. Kadinlari inkaredenn ve tanimiyan davranistan samimi bir sekilde tevbe etmek ve kendini tashih etmek. - Guclu ve birlikte projeler yryutmek ve tim halinde calismak idealini tahakkuk ettirmeek. - Ekonomiyi ve parayi islamin hizmetine vermek. Tabii zenginliklerin belli bir sinirlar icindeki insanlara ait oldugu ve belli rejimlerinn kullanma hakki oldugu fikrini yikmak ve Ismal Ummeti inancini butun muesseseleriyle gerceklestirmek. - Muslumanlarin cogunlugunun sessiz ve seyirci ekseriyet halinde kalma karakterini degistirmek, hakkini isteyen ve alan, konusan ve kosan insanlar haline donusmesini saglamak ve haklarinin ve diniin cerbezeli kimselerin elinden almasini temin etmek. - Cemiyetin dinamik ve organize guclerinin islama donmesini ve hizmetine maharetle saglamak. Neler Yapmak Lazim? 1. Cok guclu bir Islamlasma teskilati gerekiyor. Para kaynagi olmali. Halal para ve yetecek miktarda para gelmeli veya olmali. Kendi kendine yeten bir finans mekanizmasi calismali. Burada tekkeyi kurmak gerekiyor. Ama nasil tekke? Hakikisi. Yuzlerce ve binlerce genc var. Evlerini terketmisler, anne baba sevgisi yok. Kendileri calisip okumaya gayretederler. Bir kismi seytani ve hurafata ait tilsimli hareketlere kurban gitmisler. Onlara yurt tipi ve musafir hane tipi asi olan sicak bir yuz ve kosesi bulunan yerler lazim. Gel biz seni kucaklariz. Sizinle paylasiriz,demek lazim.Asi, sicak suyu, sakin bir kosesi olmali. karin doyurulmali. Derdi ile derd-nak olmali. Sonra gorun muslumanlik yayilir mi yayilmaz mi? Dusunun buranin nufusunun yarisi kilise ile alakasiz ( unchurched ) imis? Bu 100 milyonun ustunde insan demek. Ey poz din adami ve korkuluk muslumani neredesin? Indir maskeni, goster hakiki cehreni ve cikar hacini! Yeni Gunaltay mi olacaksin? Millete hurafat ve hakikat dersi mi veriyorsun? Yaltkaya'in ilmine bile ulasamazsin. Bak Bush Amerikan askerinin kara taarruzunu baslatmasini emrettigi zaman butun milleti duaya davet etti ve kendi de selametler diledi. Senin pozlu ademlerin fazlindan kimildiyamiyor. Dinsizligi marifet zannediyor. Hiristiyan hanimlarindan dogma cocuklarini vaftiz yaptiran muslumanlara, Iranli ile evli olup kocasi olunce cocugunu alip kaybolan katolik kadina veya cocucuguna kim ulasacak? Hiristiyan kadinlarindan olan cocuklarini koruyamiyan misirli, afganli ve turk babalarin dertlerine care bulacak ve onlara ulasacak bir mekanizma ve mesaj agi nerede? Oyle nefesi kuvvetli ve himmeti ali ve gercekten olume ve hisaba inanan ve ona gore yasiyan alim neredesin? Cik, ortaya; isimiz var seninle. Birak, midesinden yamuk hocalari ve dini meslek simsarlarini, dinlerini sadece ekmek meselesi yapip gayret ve heyecanlarini yitirenleri koy bir koseye! Satilmislar onlar! Cidal meydanindan kacmak ve korkup titremek sana yakismiyor. Buyuk ecdadin cucuk torunu! Silkin biraz! Birak yamuklugu. At su mezelleti ve meskeneti! hani muftu-zade idin? Hani hoca zade oglu hoca idin? Seni bekliyor dunya. Cik ortaya. Fakire de rahmet oku. Sunu da bil ki duzen ve nizam yillarin birikimidir. Nizami alt ust edilmesi kolay ama, tkrar millet ve memleket seviyesinde ve hatta en kucuk seviyede nizam tesis etmek hemen hemen imkansiz. tecrubeler bunu gosterir.Terakum etmis nizamdan ve duzenden istifade et.Yikma vee fakat yap.Oldurme ve fakat ihya et.Kacma ve fakat dur ve sebat et ve islah et. salah getir. 2. TV'deve radyoda ve gazetelerde Islami yayinlar ve progrmalar yapmak mummkun. Fakat once iyi ve saglam para lazim. Sonra da bu isi yapacak kadro. Mevcut kadro is gorur. Fakat para,para ve para. 3. Yayinlar yapmak gerekiyor. Arapca yazilmis kitaplar ve bilhassa arap olmiyan muslumanlari gecirdikleri sosyal degisimden ve daptasyondandan da istifade etmek icin Urduca ve Turkce yazilmis kitaplar da dahil guzel bir tercume ve yayin yapmak icabediyor.Bunun icin kuvvteli bir tecume burosu. Guclu bir Islami Kutuphane. Guzel bir yayinevi ve matbaa. 4. Muslumanlarin Politik hareketlere de girmeleri gerekiyor. Onun icin politik metodlari ve lobilerini kumalari veisletmeleri lazim. Bereket musluman Politik hareket ve Caucus gib adlarla bu yone gidis baslamistir. 5. Ozel ve calisir okullarini kurmalari gerekiyor. Cocuklarin egitmeleri icin bu lazim. Fakat bunun icin de simdiden lisansli ogremen yetistirmek planini uygulamalari gerekiyor. Maalesef muslumanlar teknik konulara gidiyor. Sosyal hususlara yatikliklari yok. Bu kadar onemli ki insan genc olsam sunlari yaparim diyor: - Iyi bir Kur'an okumasini ogrenirim( Tecvidiyle, talimiyle ). - Guzelce bir gramatik ve Kur'an arapcasi ogrenirim. - Tefsir ve Hadis, Fikih, Kelam ve Siyer gibi temel islami ilimlerin muhim kaynaklarini okurum.- Iyi bir ingilizce ogrenirim. - Adil bir gelir dagilimi. Assiz,evsiz,ilacsiz insan kalmiyacak bir sistem ve yardimlasma mekanizmasi. Bunlari yillara yayarak ve her gun azar azar calisarak ve once dilleri ve sonrada o dillerde yazilmis temel kitaplari okuyarak ve tariyarak gerceklesitiririm. Bu is icin 10-15 seneleik bir plan yapar ve onun yillara ve aylara ait kisimlarini dikkatle ve bir dervislik virdi gibi takible gerceklestiririm. Oyle bir nesil uretmek gerekiyor ki devletin malini ve imkanlarini ulufe gibi akrabalarina, yandaslarina, partidaslarina ve kulupdaslarina dagitmiyacak, yonetim karul azaliklarini ise yaramaz emeklilere, baska isw eskilerine, Islam Ulkeleri ve diger temsilciliklere bi-nemaz u niyaz herifleri, Mekke ve Medine'de bile icki ve kadin isleriyle alude olanlari tayin etmiyecek, onlara sempati ve destek dostlugunu dagitmiyacak, millet malini tuyu tusu bitmemis kimselerin hakki diye titriyecek, her seyi salip dumeni kirik vapuru seyrettirir gibi dumeenler kirmiyacak bir nesil lazim. Ne aktif hain ve ne de susarak dilsiz seytan gibi pasif hain davranarak dinin, milletini ve vatanini kendi sahsi amalina satmiyacak kimseler lazim burada ve her yerde. Dine bagli olanlari ust makamlari tikamiyacak, idarede onlara kapilari kapatmiyacak, devlet islerini de kul haklari cumlesinde mutalea edecek ve yarin yav mul hiosabda hisabu suale hazir olacak bir nesil lazim. hayret degil mi her sey iyiye de ve kotuye de ne kadar cabuk degisiyor? pakistanlisi, Arabi ve Turku Amerika'ya gemis, cocugu olmus ve bes on sene sonra cocuklari Amerikali gibi. Bizimkiler cirpinip dursunlar ana dilini ve baba dilini ogrenetecekler diye. Turkiye'de daha degisik misali yasanmadi mi? Osmanlilar arapca farscaa ya biliyor veya Osmanlica dolayisiyla belki de % 50 den fazlasini anliyor veya hissediyordu. Nesiller eski yazoi ve Kur'an okuyabiliyordu. Inkilap oldu. Bugun nesiller kolay ca babalarinin ozel notlarini bile okuyamiyor, anliyamiyor ve cozemiyor. as, Cezair, Tunus, Libya, Misir. Koca Arap yarimdasi, Irak ve |Suriye dahil, Dogu Avrupa ulkeleri asirlarca Osmanlilarin bir parca idi. Bugun onlar bir alem ve biz de bir turlu liderlige yatamamis bir durumlara dusmusuz. Ne kadar kisa zamanda bu kadar buyuk degisiklik. Gercekten buyuk hadiseler ve hayret-engiz durumlar. Bazen unsan diyor ki isler ve satvet-i islam epey once sdona ermis. Mehmed Arif'in " Basimiza Gelenler " kitabi ile " Zagra Muftusunun Hatiralari " ve benzeri literatur okununca insan bu kanaata variyor. Osmanliini cokusu Ummet-i Islama cok pahaliya malo oluyor. 6. Muslumanlarin burada iyi bir universite kurmalari bir zaruret. Chicago'dakitesebbus yetmiyor. Ciddi ve tam tesekkullu bir universite cok iyi olacak. O universite her sahada egitim verir. Camisi de olur. Isteyen musluman talebeler orada master ve doktora calismalari da yaparlar. Guzel bir islamiyat fakultesi de tesisedilir.Burada Amerikali ve yerli guclu alim yetistirilir. Boylece buralar oradan buradan gelmis kimselerin bazan yanlis talimatlarindan ve tasallutundan kurtulur. Bu fakulte ve universite dunya standardinda alim ve hareket adami kimseleri yetistirir. Vaktiyla Haiderabad/Dekkan'da faal olan ve cok muhim alimler yetistirenOsmaniye Universitesininbugun ayni verimlik icinde olmamasina uzulmemek mumkun degil. Malezya'da yeni kurulan Islam Universitesine umutle bakiyor ve tam bir aktivite ve akademik guce kavusmasini umitle bekliyoruz. Osmanlilarin yillarca once bati dillerine de vakif ve kivrak islam alimleri ve misyonerleri yetistirmis olmalarini ve onlari islam olmiyan ulkelere asirlarca once gondermis olmalarini cok isterdim. Eger bu sahada da hizmet olsaydi bugun inaniriz ki dunyanin o canibleri de musluman olurdu ve o islam anlayisi da mulayim ve hos bir anlayis olurdu. Bir baska fikir de "birak buyukleri,cocuklarina ve kucuklere bak. buyklerde hayir yok. Denedik, is cikmiyor. Agac yasken kivrilir. kendiliginden olanlar bizimle olsun" tarzindadir ki mhakikat payi pek buyuk bir gorustur. Universite buna da hizmet edecektir. Islam universitesinin ve egitim kuruluslarinin ana maksadi homo islamicus yetistirmek olmalidir. Felsefesiyle, fikriyle ve zikriyle tam bir musluman zihniyete ve davranisa sahip dengeli, durust,kabiliyetli ve kivrak, islam icin yasiyan ve onun icin olebilecek olanve bu hayatlarinda islama her an en munasip ve maksimum faydayi sagliyacak bir taktik ve tutumda musluman tip yetistirmek gerekiyor. Odur homo islamicus veya homo quranicus ki Islami insan veya Kur'ani insan diye ifade edebiliriz. 7. Dogru durust islam merkezi lazim. Guclu teskilat ve kadro. Kifayet edecek miktarda para ve gelir. Dervis gibi feragatkar ve misyonerruhlu aktif ve nufuz etme kabiliyetine malik dailer ve mubelligler gerekiyor. Peygamberin Sunnetine uyup onun her seyi sifirdan baslamasi gibi isi zirodan baslayip kiyim kiyim gelistiren ve hareket eden ve adim adim yuruyen bir metod ile islami kurmak ve yerlestirmek yoluna gitmek icabediyor. Oyle alimler ve hizmet erbabi lazim ki hem alim, hem arkadas ve hem derddas ve her sey. Muftu lazim, muftu. Hakim lazim benim burada diyecek. Her isde insani yanida hizir gibi bitecek.Sirf Allah icin. Gillu gis yok. Insan bazi hiristiyanlarin bu tip faaliyetini goruyor da bizdeki nifakin sebebini anliyamiyor. Tekrar edeyim dunya cami, camia, kulli ve sumullu ve kavrayici ve kucaklayici alim tipini bekliyor. Tek basina universite, tek basina muessese adam bekliyor. Burada Islamiyeti duymak ve dinlemeek ve anlamaya calisma meraki cok yuksek. Sadece Islamiyet degil, her turlu fikr ve anlayis. Dusunun, Bahailik yayilmis burada. calisan koparmis. Iyi calisilinca ve zaman taniyinca muhakkak bir seyler yapilir. Elle tutulur neticeler alinir.Dusunun kilisede ayetler okunabiliyor ve hatta tam bir ezan dinletilebiliyor. Siz hic omrunuzdee kilisede tika basa dolu bir kilisede ezan okudunuz mu ve dinlediniz mi veya yapildigini duydunuz mu? Ben duydum ve kendim de okudum. Insan hatirliyor, bir din adaminin oglu remegade olabilmisti, din iman hak getire haqlinde idi. Bir baska imamin oglu bir rapor yazma esnasinda iki saat Kur'an-i Kerimin kursu olmasi fikrine karsi ckmis ve belki de o fikri bir yere satmisti. halbuki kendisi ilim adami idi, okumus etmisti. ama gqaliba bir yerlerde medeni cesaretini mi, neyin i bilmiyorum yitirmis veya kaptirmisti. belki zannetti ki o davranis kendisini ihya edecek. Heyhat! Bir baska kelli felli ulema bilmem nerede nasil ne mel'anet isledigini anlatmisti arkadaslarina ve benim de yanimda. O ve bir kac arkadasi uzun millet ust kademelere bu milletin sirtinda tasindi durdu. Cunku muhbirlik ve mubassirlik ona bu imkani saglamisti. Dusutugu deycurede kivransin dursunm millet haini ve mel'un sir taciri ve bayii. Insan ona mi yansin? Yoksa bu tip insanlari devletin nan u nimetiyle besleyen kimselere mi yansin? Ne oldu da dogru dust kadro cikmiyor, gelen gideni aratiyor. n iyisinin bile haci cikiyor zir-i bagalindan. kimin bed-duasi tutuyor. Tarumar olan ulema-yi islamin mi, evliya ullah mi vardi da kustu, ne oldu? Yeni yetme tipler ise bir garip. Kur'an "fesat cikarmayin " ve " hak yoldan alakoyanlar" der, onlarin isleri ve hareketleri oraya cikar. Haci yatmaz gibi yaturlar, mubarekler. Allah hepimizi islah etsin ve dogru durust "veliyy" gondersin. 8. Yukarda soylemistim. Tekrarliyayim:Burada halen muslumanlar Islamiyeti once her kese tarif etme safhasindadirlar. Amerika once Islamiyeti duymali ve tanimali. Sonra da ikamesi gelir. O da muesseselendirilmesi ile, gerekli muesseselerini kurararak ve arkasinde sosyal ve politik istikalali dahil sahsiyetini kazandirmak suretiyle olur. Kiliselere, kollejlere, okullara ve kuruluslara gidip ders ve konferans vermek metodlardan onemli ve kolay bir metod. Bu gorevler icin takva, tezkiye, terbiye sahibi ilim adamlari gerekiyor. Ilmi ne olursa olsun arasira tezkiye ameliyesine tabi tutulmak icabediyor. Oturup cile cekmek, gunahlara tevbe etmek lazim geliyor. Yoksa ilim seytanda ve Fir'avun'da da vardi. Ayrica her kesin biraz dava hizmerinde bulunmasi ve ila-i kelimetullah yapmasi sart oluyor. Dunyadaki varligimizin hukmet-i vucudunu kimsenin unutmaya mecali yok. Amerika'da bulunmanin en muhim mazereti ve sebeb-i vucudu bir musluman icin ila-i kelimetullah olmak lazim gelir. Islami yasamak her yerde ve her halde ana vazife. 9. Hilafet Konseyi : Muslumanlarin bir buyuk birlik ideali ve calismasi icin de siyasi, sosyal, eknomik, finans, egitim ve her turlu temel konularda ne mumkun ve fizibil ise onu yapmayi planliyacak ve yapacak, ve buna donuk calisacak uzun ve kisa vadeli hedefler ve stratejiler tesbit edecek ve yurutecek bir birlik organizasyonuna siddetle ihtiyac var. Muslumanlar burada bu sahada buyuk bir bosluk hissediyor. Hurriyetin hemen hemen sinirsiz varligi, muesses bir gozcunun ve baskicinin olmayisi buna musait sartlar hazirliyor. Her hangi bir militarist hareket korkusunun de isinicine girmemesi iyi bir unsur. Bu hilafet anlayisi manevi kokludur.Her sey Allahindir vedonus Onadir.Dunyada insan halifedir. Ehliyet ve takvadir tercih unsuru. Hic bir sektor diger sektorun kulu kolesi degildir. Insanlar Allah katinda musavidir ve her sey onun mahlukudur. Kimse bu petrol kuyusu benim, sen ne ariyorsun burada diyemez. Onlar hep ummetin ve ammenindir. Dini hurriyet, diger hurriyetler gibi, saheser bir seydir, eger iyi kullanilirsa. Burada ve zannederirim butun Bati blokunda dini teskilatlar hurdur. kendi baslarini kendileri secer. Kendi mal valiklarini kendileri idare edern ve nemalandirir ve bu arada dini prensiplerini kendileri korur. Duydunuz mu Katolikler masonluk Teskilatinin yardimini almazmis veya onlari kendi kiliselerinnin mensuplari arasinda gormek istemezlermis. Cunku din ikinci derecede kalirmis. Bastiran aliyor. Adami olan kendine cekiyor, karar organini kapan isini kotariyor kareketi yok Hilafet kavraminda. Mazlum yardim gorecektir.Teavun ve yardimlasma olmalidir. Dostluk ve ahbaplikKur'anin icindeki prensipler olarak politikadada hakim kilinmalidir. Her kese ve her seye ve hayvanata yardim yapilmalidir. Tarlada, suda, her seyde diger canlilarin da hakki vardir. Birileri onlarin haklarini korumali ve vermelidir. Amerikada ve her yerde iranli, turanli, hintli, yemenli, afganli ve fizanli musluman beraber olmalidir. Birlikte hareket etmelidir ve isler yapmalidir. Fakat bunun icin islam aktivistine ve alimine bir cavustan fazla, Allah kelamina davete dipcikten daha iyi hurmet etmek gerekiyor. Bu konseptin varligini kesfedecek kadro ve adam ve bu tarafa donuk niyet ve himmet icabediyor. Nefesi kuvvetli, ufledi mi yerinden oynatan, yumusak, ve fakat tatli ve derin nufuz sahibi, yerinde dost,yerinde mursit ve yerinde mali destekci, melek hilkatli mucahidler ve dava adamlari bekleniyor. Burada cesitli fikirlere rastlamak mumkun. Bir cok islam devletleri gasiptir. Silah zoruyla bir grup oturmus, yiyip iciyorlar. Zinciri kirmak mumkun degil. Devlet Rusya'dada var diyorlar, Guney Afrikada da var. Fakat nicin var. Hep zulum yapiyor. Eziyor. Hak taraftari degil. Hilafet anlayisina gore her kese toprak, mutevazi bir ev ucuza veya bedava ve is temin edilmeli. Evlilik, tahsil ve sihhat isleri meccani olmali. Okumak her kesin hakki. Sihhatli olmak vatandasin tabii insanlik hakki. Onune engeller konmamali. hastalik davet edilen bir sey de degil. Buna mukabil her kes devletin ayrilmaz bir parcasi ve ordu, millet ve hepsi bir. Kimse ordu oldugu cin ustun degil,kimse de temsilci ve amir oldugu icin ayricalikli degil. Hizmetler ve himmetler musterek, nimet ve nikmet beraber. Orada din ve ahlak her kademede ve egitimde matematik kadar, fizik kimya kadar onemli. Her kademede bu taraf tesvik edilecek, yoklanacak ve iyi olan vali, iyi olan general, iyi olan doktor ve sef ve mudur olacak. Milletin dini ve haysiyeti ve tarihin ibreti boylece korunmus olacak. Her yerde her sey var, fakat dini esaslarin tesviki ve tesbiti yok olursa orada hilafet anlayisina gore islam ve emanet kavrami zayif veya yok gibidir. Din alimi, hakiki din alimi itibar gorecektir. Bir doktor, bir avukat, bir general ve bir professor gibi degerli ve sosyal tesir ve mevkii olacaktir. Dine ve ilmine ve alimine hurmet etmiyen millet dareynde nasil sa'id olur ki! Gorulmus mudur hic oyle sey? Korfez harbi sirasinda boyle bir hilafet konseyinin yoklugu Amerikada'daki muslumanlar arasinda cok derinden hissedilmistir. Eger boyle bir kurulus olsaydi cidden gorulen buyuk tahribat ve facia belki de onlenebilirdi. Hic olmazsa ortada bu yolda gayret sarfedecek bir otorite hizmete girerdi. Muthis bir imtihan dunyasindayiz. Hakka uymadigimizda pis kulaha secde zorunda kalmak mukadder olabilyor. Hakka sahip cikilmazsa is isden gecince ah u vah kar etmez. Disardan gazel degil icerden Kur'ani okumak ve okutmak ve okutturmak metodunu kollamak gerekiyor. Munafik kiliklilarin hakimiyetlerine hakki teslim etmek isin basdan kaybidir muhakkak. Selam olsunbir gence ve hak asikina ki isine bakar, hakka hizmet eder, her kes deli iken kendi akilli davranir, her kes saskin iken kendisi istikamet uzre olur. Her sey yikilmiskenhak der Allah der, yeniden basliyabilir. Butun hainler ortada cevalan ederken kendisi tek basina da kalsa efendice hizmetine devam eder. Biryolunu bulup halkin samimi istirakiyla sokak ve caddesiislam olan bir idareye istirakini saglamak lazim.Idare edenlerinbir tarafta ve tepede ve edilenlerin ise ilgisiz ve uzakta baska yerde olmamasi gerek. Tasi topragi askeri garnizona ceviremeyiz. O yolun da cikmaz oldugu tecrube edilmis durumda. Bir not halinde birlik durumumuzun ne kadar kotu olduguna bir misal vereyim. Ingiliz kilisesi basi Canterbury Archbisop'u ile gorusurken bana Ingiltere'deki musluman teskilatlarla gorusmek istedigini ve fakat kendileri ile muhaberede gucluk cektigini soyledi ve " onlarin kuruluslari o kadar demokratik ki kendilerine ulasmada gucluk cekiliyor " dedi ki sahsen bundan "ne bas var,ne merkezi bir organ ki kolayca gorusebileyim de onlarda kimler gerekiyorsa toparlasinlar" manasina aci bir gerceginifade edildigini hissettim. 10. Uc saciyak yanyana gelmedikce buyuk is yapilamaz buralarda ve her halde dunya'da. Mazi ve tarih buna sahit. Para ki zenginler temsil ediyor, Kuvvet ki devlet ve Ordu temsil ediyor ve Ilim ve Irfanki din adami ve alimler temsil ediyor.Ilk ikisinin yanyana gelip ilmin ve irfanin hizmetine girmesi lazim ki is olsun. Para yok, fikir var;kuvvet var ve fakat irfan yok, is olmaz. Hakka gitmez isler. Her biri ayri birakilirsa alir gider basini. Kimi sadece ahirete kayar, onu isler ve kimi sadece kuvvet ve tokmak olur ve kimisi de dunyaya tapar. Herkesi de taptirir kendine. Misyoner gibi her yer de ve her turlu kivraklikta, sakalli ve sakalsiz, kimi madde ve kimi mana halinde, kimi bir sirket olarak ve kimi de bir dini cemaat olarak her yere dalmak, her yeri ve sektoru taramak ve hidayete cagirmak gerekiyor. Bir Guney Amerika varkiIspanyolca ve on yakin diller hakim orada. Islam icin unutulmus bir yer orasi. Orada hic ciddi bir dava hizmeti duyulmuyor. Mexicalilar, Brazilya ve daha neler neler muslumanlarca hicaranip soruldugu yok. Isvicrede bir Islam universitesi ve uzun vadeli planlarla Avrupayi birinci derecede hedef alan bir hizmetin agini kurmak ve Amerikada da onceden soylendigi gibi bir muthis universite ile bu kitaya girmek gerekiyor. Dunya ne senin ve ne de onlarin. Zenginlik Allahindir. Dunya kucuk dogu degildir. Yarin da sonup gidecek degildir. Hizmet projeksiyonunu biraz ali ve buyuk tutmali. Devlet ve millet, din ve memleket hizmetini emanet kabul edip dikkat ve itina ile korumak gerekiyor. Mazinin birikimi ve ecdadin hizmet yekunu olan ammeyi yerle bir edemeyiz. Her kosede ve canipte kul hakki yatur. Zinhar, kul hakki ihlal olmaya. Sonra kimse iflah etmez. Mazlumun ve mazini ahi soyun soyun hesabina mal olmasin. Kimse kimsenin hakkini yemesin. Avrupa Eknomik Toplululugu tek devlet haline geldi, geliyor. Turkiye azaliga bas vurdu. Girsin girmesin, yeni bir olay ile karsi karsiyayiz. Orada iyi teskilatlanip Islamiyeti yaymak lazim.Rusya'ya, Polonya'ya veBaltik ulkelerine bile uzanmak gerekiyor. Turk alim tipinin seyirci kalmayip ise girmesi icabediyor. Her tarafi renegade fikirlere birakamayiz. Bizim kucuk kasaba ve sehirlerde ve hatta koylerdeki koklu dinsiz ailelerin tesirinin yillarca devam etmesi ve sokulememesi gibi davranislari onlememiz lazim. Turk alimi biraz aktif olmali. Nerede ahirete iman. Nerede kalir dine tam baglilik. Dinine ve Allahina secde etmiyen kimselere meydani bos birakmamali dunyada ve Avrupa ve Amerika'da. Munafik ve cok suratli insanlardan ve ticaret adamlarindan eleman. Kac renge girerler. Her devrin ikbalinde olurlar. Idbar baskasinin hissesi olur her zaman. Her zaman kaymagi onlar devsirirler. Islami alimi meydani nicin onlara birakiyor? Yukarda soylenmisti. Mormonlar en guzel yillarini asker gibi kendi davalarini nesre ve bu hususta pismeye verirler. Misyonerler insanin girmedigi yerlere gidip yasarlar ve dinlerini yayarlar. Ne oldu Muslumanlara? Nedir bu meskenet? Ne oldu alimine? Nedir bu atalet? Alim kovugundan va kavugundan cikmali, agoraya dalmali, agini kurmali, benim de diyecegim var demeli ve dettirmeli. Medeni cesaretini bulmali, feraset ve dirayetini takinmali, ilahi bir vecd icinde geberik ve fersiz halinden cikip Ila-i Kelimetullaha girmeli. Tabii boyle bir hizmette karisinin, asirlardir ninelerinden mevrus bas ortusunu satanlarin ve bunu baskalarina peskes cekenlerin, takiyya deyip setri ve sutreyi ve pervayi atanlarin yeri yok ve hatta cok tehlikeleri vardir. Gozetin onlari! Bu hizmet yolu bir kac yil icin universitelerde, kollejlerde, kiliselerde ve otel salonlarinda verdigim islam seminer, konferans, munakasa ve derslerinde gordugum asiri ilgiye ve potansiyel alakaya musbet bir cevap olacak ve islamin istikbali icin iyi bir yatirim teskil edecektir. Akla gelen bir noktayi da buracikta kaydedelim: Belli beseri vasiflari olmiyan kimselerle is yapmak ve yola cikmak tecrubelere gore akil kari degil. Bir insan yilan hilkatli ise, isi hep tersinden aliyorsa, asagilik duygusunun zebunu ise, korkak ise, kararsiz ise, aki kara goruyorsa, dini imani ne olursa olsun kotun onu koseye. Onunla is olmaz. Bir baska nokta cidala girenin iftira ve buhtan, dedi kodu tipi karalayici afetlerin kurbani olusuna hazr olmasi lazim. onlari gogusliyecek kararkter ve metaneti daima yaninda bulundurmasi gerek. Tecrube edilmistir ki iftira cok tahribedicidir. ve bir muslumamnin buna karsi pek tedbiri de yoktur. Onun belki en muhim karsiligi karsi iftiradir ki muslumanin buna mezun oldugu soylenemez. hele iftira kendi muhuitini de sarmissa veya direkt oradan geliyorsa isi haraptir. kendisine dost hancerini sirtinda tasimak duser, yanacaksa caktirmadan icinden yanmasi tesellisi olsun. Derdini kimseye acamaz. En aci hancer dost hanceridir. ve pak de az rastlanan bir nesne degildir, aziz okuyucu. 11.Burada Hilafiyat Ilmi uzmani ve alimi lazim. O mezahibi bilecek ve ahkami butun delilleriyle ve argumanlariyla kavrayacak ve en munasibini ve dogrusunu soyliyecek, ifade edecek ve yayayacak. Tarihteki birikimden ve tatbikattan ve hata ve savapbdan burada istifade edip isin baslangicinda en munasiba olana yonlendirmek icabediyor. Unutmiyalim ki buradaki samimi muslumanlarin islama uyma arzusu bazan insana hayret veriyor. Bir defa kadinlara erkegin kuaforluk yapmasi dogru degil dedidiginiz icin ertesi gunu o kadar guzel ve bol para kazanan isini terkeden insanlara, bakkalda alkol satmak haramdir dendigi icin ilk defa duydugu halde ertesi gunu o isi birakan ve aylarca halal is bulamadigi icin sikintilara dusen saf ve temiz davranisli kimselere sik rastlanabiliyor ve bu hal insana hayret veriyor. Nasil oluyor ve hangi guc bunu sagliyor? Kur'an okumak icin didinen ve harfleri dogrucikaramiyorumdiye bogazini yumrukliyan ve misvak kullanmak sunnetmis deyip kocaman bir misvaki cebinde tasiyan ve namaz oncesi onunla hart hart dislerini misvakliyan yerli muslumanlari gorebilirsiniz. Onun icin cok verimli hizmet sartlari olan hallerden bizim camianin istifade etmesi lazimdir. Turk alimleri de nifak ve riyadan ve ca'li hareketlerden uzak, ileriye ve ahirete bakarak hak ve kahikat yayicisi rolunu yeniden almalidirlar ve Hakkin sessiz mucahidleri olmalidirlar. Manevi hilafetin temsilcileri olarak Islam kulturunu kafalara ve gonullere ekmelidirler, kafalara ve kaplere nufuz edip hukmeden ve fikirlere sekil veren nefeslerini harekete getirmelidirler. Acz, atalet ve midelerinden baskasina bagli durumdan silkinmelidirler.Ne oldu o guzel merd hak mudafilerine. Bugun muslumanlari liderleri dahil zihni yapilari bozuk ve gelismemis, konularini anlamiyan ve yanlis yorumliyan, devlet kademesinde ise miri mali kendi sahsi ve ailesi icin kullanan, ulufe yapip yandaslarina dagitan ve akilli kimseler de kuselerinden seyreden, gelene hos ve gidene gule gule felsefesiyle idare-i maslahat eden hale nicin dustu koca islam dunyasi. Mubassirlar mi birakmiyor yoksa. Kipirdiyor, hala cani var, belki canlanir, vurun tokmagi,sakin ayilmasin diye basinda bekliyenler mi birakmiyor canlanmaya acaba! Yillarca devlet nanu nimetiyle ve torpillerle kimisi disarlarda bilgi ve gorgu almislar, hala yabanci dil bilmezler; hocalar arapcayi daha irabiyala kiviramamislar, diger sektorler de ayni ve belki daha berbat. Ne oldu egfendiler, dev insanlarin ne kadar cucuk torunlari kaldiniz, diyesi geliyor insanin. Muslumanlarin burada namaz vakitleri ve Kible ile ilgili olarak baslangicta cok ve fakat simdi epey azalan farkli gorusleri ve ihtilaflari var. Namaz vakitlerinin her bolge icin daimi bir cedveli hazirlanmis. Ona uyuluyor. Kible isi de dunyayi duz satih haritasi uzerinde mi dusuneceksiniz, yoksa global dusunup en kisa yol mu arayacaksiniz veya ben dinlemem deyim dunyaynin icinden de gecen bir hattin sizden baslayip Kible topragini deldigi tarzinda dusunup o yone mi doneceksiniz. Bu gercekten bir ara buyuk ihtilaf konusu olmus bir problemdi. Bir defa alis verislerde aldatmek caiz degil dediginizi duydugu icin arabasinda ne kadar kusur varsa onlari aliciya soyliyan ve bunun icin de musteriyi kaybeden samimiyetteki muslumanin bu bagliligi insana alisilamadik dehset veriyor. Hayret degil mi hic hayatlarinda bas ortusunun farz oldugunu duymamis musluman kadinlar ve adamlar var. Hint yarimdasindaki alimler nicin bu tarzda davranmislar anlamak akil kari degil. Hutbede dinledigi bir sozden ates alip is yerinde kimseden izin almadan kalkip toplantidancikan ve namazini kilan ve sonra da Allahin emri icin baskasindan mi izin alacagim diyerek gonul rahatligi icinde yerine donen insanlar veya annesi hiristiyan oldugu icin her gelisinde onu da cennete alabilmek icin buyuk bir derd icinde Allaha yalvaran genc cocuklari gorunce insani nes'eden nara atasi geliyor. Kendisi Amerikan ordusunda denizci, cocuklarini iyi musluman yetistirmek isitiyor, ne yapsa diye kivraniyor.Bir baska ornek de gene baba orduda asker ve fakat muslumanakursun atmam gerekirse, nasil yapayim diye fetva ariyor ve dinen ne yapmasi lazim geldigin ogrenmek istiyor.Bu tip musluman aski ve derdi baska yerde gorulur cinsden degil. Nerede o alimler ki Hz. Peygamber gibi her seyi sifirdan baslayip muazzam bir madeniyetin nuvesini insa edecekler ve kendi metodlarini ve kaynaklarini kendileri kuracaklar. Dunya sizi bekliyor! Cikin ortaya ve agoraya ey alimler ve mucahidler Amerika size muhtac! Ne hikmettir alimler ve din adamlari pisirik, zenginler cimri ve asker ve idareciler ve teskilatcilar arogant ve biraz dine lakaydi oluyor. Bekir Haki hocamin zengin olun evladi zengin; is yapmak icin zengin olun, dedigini kirkindan sonra hatirlamak insana hicran veriyor. Cocuklarimiza guclu arapca ve Islam kulturu ve ilimleri ve kuvvetli bir Ingilizce ogretmemiz lazim ve hatta Turkiye cok onceden boyle bir yola girseydi bugun ortada ne guclu kadromuz olurdu. Dunya capinda buyuk islere kadro ve tim olarak girerdik. Size bir soy soyleyim mi? Gordugum asker, vatandas, general, doktor, muhendis, profesor, her kese, ama cidden her kese din lazim. Din adami hakiki hoca lazim. Mursid lazim. Her mahalleye ve her yere mursidin irsadi ve resadi uzanabilmelidir. Insanlar o kadar muhtac. Aileler, kari-koca kavgalari, gelin-kaynana ihtilaflari, aile problemleri ve gizli kalan goz yaslari, zulumler ve baskilar din adamini resadetine muhtac. o kadar ki su ve ekmekden daha cok. her kes sikintida, biraz olsun dalalette ve fisku fucurda, zulum yapmakta ve hak yemede, haram islemekde. Bunlari Nur-i Muhammediyi goturecek kadro ve adam lazim. Bunun icin devletler, milletler ve kuruluslar sefer-ber olmalidir, butceler yapilmali ve paralar akmalidir. Yanarim,dinadaminin polisi yok, koruma gorevlisi yok, asistani yok, emir-beri yok. Bir sey daha, baza sikintilar, tecrubeler ve bilgiler babadan ogula, hocadan talemeye intikal etmiyor. Cekilen sikintilar, yapilan sonucsuz mucadeleler yeni gelen nesil icin tarih oluyor ki bir turlu kemaliyla kavranamiyor. Yeni nesil her seyi ve maziyi gulluk gulistanlik diye hatirliyor ve algiliyor, aksi faaliyetler sun'i kaliyor. 12. Kur'an Kursu : Burada yatili ve tam teskilatli Kur'an Kusrlari lazim. Bu kuslar daha cok cocuklar icin olcak ve fakat buyuklere de hizmet goturecek. Turk tipi ve Istanbul tarzi bir tedrisle tecvid ve kiraat teknigiyle buralara hizmet getirmek cok luzumlu bir sey. Burada Kiraat agizlari ve tecvid bilgileri bozuk ve yok gibi. Maharic hepsi itina ister. Merakli ve arzulu kimse var, ama zemin ve zaman yok. Onu temin etmek gerekiyor.Daha cok suudilerin yaptiklari tesebbusler cok geciici oluyor ve koklu bir egitim vermiyor. her sey konferans havasinda ve hatirlatma mahiyetinde ceryan ediyor. Ciddi ve koklu bir talim yok ki esas lazim olan da odur. Tek tip Kur'an-i Kerim sahibi olmak ne nimetmis. Amerika muslumanlari dunyanin her yerinde basilan Kur'anlara sahibolunca kafalari karisiyor. Bilen insanlar bile adaptede zorluk cakiyor. Bazilarindaki vakif isaretlerioburlerindeyok, bir kismindaki harekeler oburlerinde aynen mevcut degil. Cezim isaretleri baska turlu. Metin ayni alhamdulillah ve fakat hizbler, rubu`lar ayni degil. 13. Islam Hakem Heyeti : Merkezi bir yere bagli bir Islam Hakem Heyeti lazim. Tahkim sistemiiyi calisabilir.Gruplarve fertler arasindaki ihtilaflara burasi bakabilir. Boylece bir cok kavgalarin ve ihtilafin belki de buyumesi onleni.Islama tam uymak istiyene de bir imkan verilmis olur. Amerikadaki hurriyet kavrami bunu saglar ve mevzuat buna mani degildir. Bu yazilanlarin bir kismini islam kultur ve fikir renegade ( murted ) leri kabul etmiyebilirler. Fakat burada buyuk bir musluman grubu var ki onlar Islam ne ise onu yasamak istiyor ve dunya icin Ahiretlerini yakmayi dusunmuyor. 14. Bir islam sanayii diyesim geliyor. Mallariyla, ilaclariyla muslumanlara donuk bir sanayiye ihtiyac var. Ilaclar alkol veya uyusturucu nevinden maddeler ihtiva ediyor. Zaruret halinde kullanilabilir,amaharamile tedavi edilemez diye dehadisler ve gorusler var. Lazim gelen gayreti sarfettiniz mi diye sorarlar bir gun Yevmu 'l-hisab'da. Bir cok maddeler var ki icinde domuzdan alinmis seyler var icinde. Kozmetikler ve merhemler bunlara dahil. Muslumanlar gobeklerini salip dolassinlar mi? Bir ilahi vecd icinde ve tim halinde hizmete amade, kabliyetli ve bligili, millete develete gonlu bagli bir kadro Amerika'da is gorur. Gamsiz, memleket yanarken sukunetle isleri seyreden insan hilkatinda kharlarin burada da yeri yok. Hele evrimlere ve devrimlere alet olacak ve nifak nikabini vech-i abusuna cekecek adem suretinde mahluklarin yeri yok bu dava isinde. Cehenneme yuvarlansinlar. Milli mucadele yillarindaki ruh ile Birinci Buyuk Millet Meclisini dolduran buyuklerin aski ve vecdi lazim burada. Bazaninsan dusunuyor ve diyor ki muslumanlar nicinhem microve macro seviyede bozuklar, pek tutar taraflari yok. Hem aile, hem mahalle ve millet seviyelerinde ve hem de milletlerarasi seviyede iyi durumda degiller.Ailelerinde poblemler, gelin kaynana kavgalari,dovulen ve hakaret edilen annenin bulundugu evde buyume,aile ihtilaf ve kavgalarinin ortasinda dogma,mahallelerde de oyle buyuk capta ve millet seviyesinde de ayni ve daha maximum duzeyde hep kavga ihtilaf, itisme, kakisma ve didisme. Oyle sartlar icinde dogma, buyume ve yasama. Hangi ruh sagligi olabalir ki. Milletlerasi hal da ayni. Nedir muslumanlarin global hali : Cinde komunizim ve Rusyada zulum ve hurriyetsizlik ve dinsizlik, Endonezya'da yok, ihtilal yok din dunya isleri ayrilsin, hiristiyan misyonerler parsayi toplamakla mesguller. Benglades fakru sefalet ve tabii afetlerden kivraniyor. Hindistanda ve Seylanda bitmiyen kavgalar ve katliamlar. Afganistan zavalli durumda ve Pakistan'da problem usutunde problem ve cozulemez yonelimler. Orta Sark arap ulkeleri bir turlu. Zengin fakir. Sanayi yok,tam bir feraset yok. Kucuk kucuk devletler. Belki de bir valilige bile zor tekabul ederler. Keyfi idare. Para cok, kafa yok. Afrikada Misir, Sudan, Libya, Tunus, Cezayir ve Fas ve benzeri ulkelerde durumlar cok mu iyi. Demokrasi yok. Hurriyet yok. Zulum var. Mubassirlar faaliyette. Nerede iyi muslumanlar. Avrupa kitasinda zulum, sefalet ve bazi yerlerde de dinsizlik, teskilatsizlik ve beceriksizlik. Somali de harp. Kuwait'te felaket, Guney Afrika'da sikinti. Ya rabbi yok mu nefes aldiracak bir lutfun! Bazilarina gore sosyolojik bir kaide isliyor. Her yukselisin bir alcalisi vardir. Muslumanlar yukseldi. Simdi alcaliyorlar. Bu bir bi-nemaz mazereti olmasin. Insan dusunuyor da diyor ki ah ne olurdu Turkler Anayurttan Batiya, Kucuk Asya'yave sonra da Avrupa kitasina gelip Islami getirdikleri gibi, ayni zamanda Doguya Cine ve Japonya'ya ve Kuzeye Rusayanin tumune ve Guneye Hint Yarumadasinin tamamina ( Mogollarin yaptiklari yetmiyor ) Islami getirselerdi ve bir de Batinin bugunku kuvvetli devletleri Fransa, Almanya, Ingiltere, Polonya ve Cekoslavakya gibi yerleri de islamlastirsalardi bugun dunya ne kadar degisik olurdu. Geriyi ve tarihi yarglamak bugun belki de biraz kolay bir is. Fakat gene de ileriye ders olur umidiyle bu is yanlis olmus ve basarilamamis bir gorevdir. Benzeri birhizmet olarak Avrupanin ve Amerikanin Islamlasmasina hodri meydan ey rical-i mal u himmet!